Tolstoy’un son büyük romanı…
Bazı kitaplar insanı resmen silkeleyip kendine getirir. Bu kitap benim için öyle oldu.
Okurken Nehlüdov ile birlikte ben de o mahkeme salonunda oturdum o vicdan azabını ben de çektim.
Hayatımızda hata deyip geçtiğimiz şeylerin başkalarının hayatında nasıl devasa enkazlara dönüştüğünü çoğu zaman görmezden geliyoruz. Adaleti adliye saraylarında ararken insanın kendi içindeki o asıl mahkemeyi nasıl unuttuğunu Tolstoy bu eserinde yüzümüze çarpıyor. Bize vicdanın sesinin dünyanın tüm gürültüsünden daha yüksek olduğunu hatırlatıyor.
Bize resmen şunu diyor. “Kendini kandırmayı bırakırsan, ancak o zaman yeniden doğabilirsin.”
Tolstoy’un o meşhur gözlem yeteneğine hayranım.