Onlar tanışmadan önce bu yol hiçbir yere çıkmıyordu sanki; adını dünyanın bu sarp mavi ve yeşil ucunda hiç görünmeyen bir böcekten alan bir taşra yoluydu.
Sonra o yolu birbirlerinin gözleriyle görmeye başladılar. S.7
Bu kitapta, 1970’lerde çocukken başlayan Kate ve Tully’nin yıllara yayılan dostluğunu izliyoruz. Biri hayatı yüksek sesle ve kendinden emin yaşamayı seçerken, diğeri çoğu zaman geri planda kalmayı, kırmamayı ve sessizce idare etmeyi tercih ediyor. Birbirinden oldukça farklı bu iki karakterin hayatları, zamanla inişli çıkışlı ama kopmayan bir bağ etrafında şekilleniyor. Ateşböceği Yolu yalnızca bir arkadaşlık hikâyesi değil büyümeyi, değişmeyi ve birlikte kalabilmenin ne kadar zor ama bir o kadar da kıymetli olduğunu anlatan bir roman.
Okurken kendimi sık sık bu dostluğun içine çekilmiş hâlde buldum. Bazı sahnelerde karakterlerin tercihleri beni fazlasıyla sinirlendirdi kimi yerde içimden itiraz ettim, kimi yerde durup düşündüm. Hikâye ilerledikçe bağın ne kadar kırılgan ama vazgeçilmez olduğu daha çok hissediliyor.
Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar.