Arka kapak yazısını okuduktan sonra bekleme yapmadan başladım. Çok büyük bir beklenti ile başlamamış olsam da beni hayal kırıklığına uğratmadı ve beklentimin çok çok üstünde bir hikayeye konuk oldum.
Av- avcı ilişkisinin bu kadar derin anlatıldığı başka bir kitaba daha denk gelmedim. Avcı hep gözümüzün önünde iken Av ile kandırılmışız( bir okuyucu olarak beni mest etti, severiz böyle ters köşeleri) Her bir karakterin hikayesine geçiş yaparken hem az sözcük kullanıp hem de bu kadar derin yazılması( yazarın başarısını burada görüyoruz)
Hızlı geçişlerin çok olduğu bir kurgu ama biraz ilerleme kaydettikten sonra o tempoya uyum sağlıyor, hikayenin içine geçiyorsunuz.
Ters köşe severim ama bunda ki ters köşe öyle kitabın final kısmında olmadı( resmen giriş ve gelişme kısımlarında halleti o olayı)
Her bir karakter benim için çok etkileyici idi ama Uras ve Şan ikisi o kadar iyi yazılmış ki etkilenmemek elimde değildi. Uras'ı Avcı diye bile bilirken o hassas kalbini hissediyorsunuz. Şan ise geçmişin yalanları ile büyümüş olması, babası ( hangisini söylesem spoi olacak ) Her şeyin altından kalkışı müthişti müthiş.
Tamponun bir saniye bile düşmediği bu kitap beni çok etkiledi.
Benim için yılın enlerinden biri oldu. Şiddetle tavsiye ederim.