·293 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Ocak 2026 08:19 Maggie O’Farrell, 1972 doğumlu Kuzey İrlandalı romancı. 8 yaşında ensafelit nedeniyle hastaneye kaldırılan Maggie bir yıldan fazla süre okula gidememiş, başlangıçta kalem dahi tutamamış ve hatta doktorlar tarafından bir daha yürüyemeyeceği söylenmiş. Ancak neyseki 2 yıllık yoğun rehabilitasyon sonucunda yürümeye başlamış ve Maggie, bu dönemin edebiyat sevgisini beslediğini söylemiş. Cambridge’de İngiliz Edebiyatı okumuş, çeşitli yazarlık atölyelerine katılmış ve ödüllü ilk romanını 2000 yılında yayınlamış.
Kitaba gelirsek; Hamnet adlı bir oğlan, telaşla merdivenlerden iniyor ve her yerde ona yardım edecek birini arıyor. Çünkü ikizi Judith ateşler içinde yatıyor. Şehir dışında çalışan babasına asla sesini duyuramaz, annesini ise bir türlü bulamıyor. Annesi Agnes, insanlara bakarak bir şeyler sezebiliyor, her durum için özel ot karışımları hazırlıyor ve her gün kasabadaki komşularının hastalıklarına çözümler bulabiliyor. Ancak eve döndüğünde kızı Judith’in durumu karşısında ne yapacağını bilemiyor. Üstelik oldukça geç kalmış durumda. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırken ise asıl gerçeği göremiyor. Ve Hamnet’in duyulmayan haykırışları Agnes’in özür boyu pişmanlığı oluyor.
“İnsan ölen çocuğunun gözlerini nasıl kapayabilir? Gözlerini kapalı tutmak için iki madeni para bulup nasıl üstlerine yerleştirebilir? Bunu kim yapabilir? Olamaz. Olmamalı.”
Shakespeare’nin ‘Hamlet’ adlı oyununa ismini de veren oğlu Hamnet’in 11 yaşında ölmesi üzerine, tarihsel gerçeklerin konu olduğu ve yazarın aradaki boşlukları kendi doldurarak kurguladığı duygu yüklü bir roman. Aslında bu kitap sadece Hamnet’in hikayesi değil, ikizi Judith’in ve annesi Agnes’in de acı dolu hikayesi. Kitapta en sevdiğim kısımlardan biri oyuncu, şair ve oyun yazarı Shakespeare burada sadece öğretmen, eş, çocuk ve baba olarak karşımıza çıkıyor.
Kurgu ile tarihin destansı bir şekilde birleştiği ‘Hamnet’ şimdiye kadar okuduğum en iyi kitaplar arasında. Mutlaka okuyun.