Puan vermedi·622 syf.··
2026 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 19:22
Oblomov, ilk bakışta “hiçbir şey yapmayan bir adamın hikâyesi” gibi görünse de, aslında insanın iç dünyasına tutulmuş acımasız bir aynadır. Oblomov’un tembelliği, ertelemesi ve hayata karşı isteksizliği çoğu zaman sinir bozucu olsa da, sayfalar ilerledikçe bu hâlin basit bir miskinlik değil, derin bir ruhsal yorgunluk olduğu anlaşılır. Kitap boyunca Oblomov’un yatağından kalkamamasına, planlar yapıp hiçbirini gerçekleştirememesine tanık oluruz. Fakat asıl çarpıcı olan, onun bu durumdan tamamen memnun olmaması; aksine, yapamadıklarının farkında olmasıdır. İşte tam bu noktada Oblomov sadece bir roman karakteri olmaktan çıkar ve okurun kendisiyle yüzleşmesine neden olur. Hepimizin hayatında ertelediği kararlar, cesaret edemediği adımlar ve “yarın yaparım” dediği hayaller yok mu? Gonçarov, Oblomov karakteri üzerinden modern insanın ruh hâlini çok erken bir dönemde yakalamış gibi geliyor bana. Oblomov’un karşısına çıkarılan Ştolts ise çalışkan, disiplinli ve hayatın içinde biridir. Bu karşıtlık, okura şu soruyu sordurur: Sürekli hareket hâlinde olmak mı daha insanca, yoksa Oblomov gibi her şeyi sorgulayıp sonunda hiçbir şey yapamamak mı? Oblomov’u okurken zaman zaman sabrım zorlandı, zaman zaman da kendimi fazlasıyla yakın hissettim. Belki de kitabın gücü burada yatıyor: Oblomov’u sevmek de mümkün, ona kızmak da. Ama kayıtsız kalmak pek mümkün değil. Sonuç olarak Oblomov, olaydan çok karakter üzerine kurulu, yavaş ilerleyen ama etkisi uzun süren bir roman. Hayatla arasına mesafe koymuş, kendi iç dünyasında sıkışıp kalmış herkesin bir parça kendini bulabileceği bir eser.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.