Öncelikle merhabalar;
Kitap güzel, baştan söyleyeyim.
Giriş bölümlerinde yeni mezun genç bir doktorun, kırsal köylerde ve mezralarda hastalıklarla nasıl mücadele ettiğini; insanlarla kurduğu diyalogları okuyoruz. Adeta “iş başa düştüğünde insan neler yapabilir?” sorusunun cevabı gibi. Çünkü her hastalık basit bir soğuk algınlığı ya da grip değil ve kırsalda tek doktor sizseniz sorumluluk çok daha ağır.
Başarıyla geçen ameliyatlar, kurtarılan hayatlar… Bunların bir insanı ne kadar gururlandırdığını tahmin etmek zor değil. Ancak her yükselişin bir inişi olduğu gibi, doktorumuzun da zor zamanları oluyor. Ün ve şöhret derken zaman ilerliyor, deneyim kazanıyor ve merkeze tayin ediliyor.
Merkezdeki görevinde, kırsala yeni atanmış genç bir doktorla tanışıyor ve onun günlüğünü okuyor. Bu günlükte, genç doktorun morfin bağımlılığına sürüklenişini ve bu yolun insanı nasıl hızla bir uçuruma götürdüğünü görüyoruz. Hatta doktorumuzun da bu deneyimi yaşamasıyla, yükselişten düşüşe giden çizgi daha çarpıcı bir hâl alıyor.
Genç Bir Doktorun Anıları