Herkesin çocukluğunda adını duyup veya izlediği Heidi'nin aslında uzun bir hikayesi var. Çocuk klasikleri olarak geçse de bence çocuklar için değil daha çok gençlere hitap ediyor. Hangi çocuk 400 sayfa okuyor? Türkler okumuyor ama Alman çocukları okuyordur sanırım. :D Bir eleştiri getireceğim. Yazar bu kitabı 1880'lerin hemen başında yazıyor. Johanna Spyri ben yıllarca erkek zannetmiştim meğerse kadın yazar (O dönemi algısı yüzünden oldu). Yazar Peter'ın anneannesi ve Klara'nın babaannesine fazla dini vazife yüklemiş. Klara'nın ki zengin olmasına rağmen sürekli bir şükretme hali var. Senin oğlun iş adamı bir kere adama teşekkür etsene o kadar varlık içindesin. Diğeri ise Peter'ın anneannesi, gözleri görmüyor ve bundan dolayı sürekli yatakta. Heidi onun yanına gelmeye başlayınca biraz neşesi, hayat enerjisi yerine gelmişti. Bu da sürekli bir şükürcülük ağzı yapıyor. Yarı ölüsün be kadın daha neye şükrediyorsun sen?
Kitap Heidi'nin teyzesi tarafından Alm-Öhi'ye yani dedesine getirilmesiyle başlıyor. (upload.wikimedia.org/wikipedia/commo...) Adamdan herkes korkuyor ve Alplerin tepesine inziva hayatı yaşayan bu adamın yanına böylesine küçük bir kızı getirmeleri herkesi şaşırtmıştı. Heidi o kadar sevimli bir kız ki hem Alplere hem de dedesine hızlı alıştı hatta kısa zamanda Peter'a, keçilere oradan da yukarıda eleştirdiğim Peter'ın anneannesine ve annesine birçok kez ziyarette bulundu. Aslında buraları özetlemek külfet olur çünkü okumak gerekiyor. İşte yelloz teyzesi gelip kızı geri almak istiyor. Heidi ilk geldiğinde 5 yaşındaydı ve teyzesinin gelip aldığı 2. seferde ise 8'ine geliyor. Frankurt'a sakat bir kızın yanına götürülüyor. Şehir terbiyesi görmemiş Heidi ne yaparsa yapsın buraya ısınamıyor. Evdeki hizmetçilere karşı tutumu soğuk, dağı, keçileri ve dedesini özlüyor. Nihayetinde uyurgezer bile oluyor ve iyi doktorumuz kızın Alplere tekrar gitmesine müsaade ediyor. Kısa süre sonra Klara'da buraya geliyor. Babaanne önce bir gelip ziyaret ediyor sonradan torununu gönderiyor. İş bu olaylar gelişiyor, Peter kızı kıskanıyor ve tekerlekli sandalyesini aşağıya atıyor. Tuzla buz! Bayağı bir suçluluk duygusu ve korku yaşayan çocuk (14'ünde olması lazım) Alm-Öhi'den zaten korkarken daha da uzak duruyor. Klara için fırsat doğar. Yavaş yavaş yürür, yürür ve yürür. Kızda demek ki mutlu olması gereken hormonların açığa çıkması gerekiyormuş. Frankurt'taki şehir hayatı onu zayıf ve isteksiz kılmıştı şimdiyse yanakları al al olmuş ve kilo almış haldeydi. Tıpkı Heidi gibi! Bu dağlar ve havası onun hayatını değiştirir. Yürümeye başlar. Önce babaanneye sürpriz yapılır sonrada baba Sesemann davet ediliyor. İkisi de şok geçiriyor. Kimse düşünmüyordu!
Devamı olabilirdi. Rahip dedesinin yanına gelip okul hayatına ikna ettikten sonra kitabın sonu geliyor. Heidi'nin okul hayatını görebilirdik. Klara aradan geçen yıllarda yine gelebilirdi. Alm-Ohi zaten yaşlı bir adam ve o öldükten sonraki Heidi'ye neler oluyor merak ederiz. Burada baba Sesemann kızın haklarını üzerine alacağına sözünü vermişti elbette. Bir de animesinde veya çizgi filmlerinde sürekli bir köpek var Heidi'nin yanında. İşte o köpek yok!
Güzel bir çizim: upload.wikimedia.org/wikipedia/commo...
Değişik bir güzelliği var: goodreads.com/book/show/25064...