·480 syf.····Okunma: 31 Ocak 2026 20:20 #KitapYorum
#FinaldeSen
#ÇağlaEceŞahin
#OdessaYayınevi
#Papatyakitaplığı
Roman
480 Sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Odessa Yayınevi'nden çıkan, Çağla Ece Şahin'e ait, "FİNALDE SEN" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım.
İlk sayfalardan itibaren sizi sarıp sarmalayan, içine alan, kış günü peluş battaniye misali ısıtan, kendi gönül sayfalarınıza usul usul, gizlice göz gezdirmenizi sağlayan, hatıralarınızın sarı yapraklarına dokunduran, iyi ki okudum diyebileceğiniz sevimli pembe yaldızlı kağıtlardaki kalpli çikolatalar misali lezzetli, aşk kokulu bir roman. Kendi ayak izlerimden midir bilmem pek çok yerde kitap kahramanı Sima tanıdık geldi. Ben de olsam böyle yapardım diyebileceğim, her kritik dönemeçte aynı imzayı atardım diye tastiklediğim anlara ortaktım. Sima sessiz, her şeyi kontrol etmeye alışkın, kararlı, kendini en zor zamanlarında küllerinden yeniden doğuran, zarif ve kırılgan bir o kadar kendini iyi yönetebilen güçlü bir karekter. Öyle asil ki!..
Konu penceresinden meseleye göz atalım şimdi: Sima Londra’da kendi adını taşıyan bir mücevher markası kurmak isteyen yetenekli bir tasarımcıdır. Kuralcıdır, planlıdır ve duygusal olarak kontrolü elinde tutmayı bilen bir kişiliktir. Demir kariyerinde hızla yükselen, sahada yıldızlaşan genç bir futbolcudur. Disiplinli, hırslı ve sahadaki başarının dışındaki yaşamı sorgulamaya pek alışık değildir. İlk karşılaşmaları tesadüfi gibi görünür; Sima bir tasarım sergisindedir, Demir ise sponsorlukla ilgili bir etkinlikte… Göz göze geldiklerinde arada beklenmedik bir çekim oluşur. Bu ilk kıvılcım, sonraki olayların temelini atar. Böylelikle İstanbul, Londra arası gidip gelirler. Ancak bu özel ilişki her ikisinin kariyerinde olumsuzluklar yaşatır. Demir'in uzun bir sakatlık sonrası düşüşü ikisi arasındaki bağı kopma nokrasına getirir ve karanlık bir sürece sürüklenirler. İlişkileri gazete ve magazin sayfalarına sızdırılır. Saha baskısı, transfer beklentisi derken Demir sadece futbol kariyerine odaklanır. Önceliği kendisine kayar. En zor zamanlarında Sima en büyük destekçisidir. Ancak asla karşılığını bulamaz. Demir tutkulu bir aşıktır ama farkındalık yoktur. Bu zamanlarda Sima çok yavaş, kararlı bir şekilde kırılmaya başlar. Gürültüsüz, sessiz, telafisiz bir vazgeçiş başlamıştır bir kere. Demir'in sevgisi Simayı taşımıyor, eşit yürümüyordu. Demir kendi parıltısını gölgeleyen her şeyi uzak tuttuğu andan itibaren artık Sima da aynı kalmayacaktır. Duygusal monologlar, yanlış anlamalar ve pişmanlıklar ağır basar. İkisi de aşkın sadece “yanında olmak” olmadığını anlar. Sima özgürlüğünü, benliğini korumanın değerini nasıl keşfeder? Demir kariyer hırsı ile kalbinin sesini dengelemeyi öğrenir mi? Sonlarda bir barışma, yeniden buluşmaya gider mi? Sevginin farklı bir düzeye geçişi ne ile sonlanır? Hepsi ve daha fazlası "FİNALDE SEN" de.
"Aşkı göze alan, büyümekten kaçmayan ve sonunda kim olduğunu bulan herkese..." diyerek başlayan bu roman kendi keşfinizi bulmanıza, aynalarda bıraktığınız duyguluranızla yüzleşmenize vesile...
Sessizlik bazen bir 'seni seviyorum'dan daha çok şey söyler. Onunla öyle bir sessizlikteydik. (s. 477)
Bazen hayat ne duyduğumuzdan çok neye inandığımızla ilgiliydi. (s.479)
Futbolda bazı maçlar sadece maç değildir. O sahaya adım attığında, omuzunda sadece kendi ağırlığını değil, takımının, kulübünün, belki de bir şehrin yükünü taşırsın. Ve bazen, kaderini belirleyecek anlar tam da o anların içindedir. (s. 454)
Öfke özlemden daha güçlü, acıdan daha katlanılabilirdi. Bu duyguya tutunuyordum. (s. 189)
Bazen bir şeyi hayâl olarak bırakmak, onu gerçekleştirmeye çalışmaktan daha güvenlidir. (s. 85)