Puan vermedi·325 syf.····Okunma: 01 Şubat 2026 01:49 Algernon’a Çiçekler, beni beklediği raftan bir gün göz göze gelerek çağırdı sanki. Uzun zamandır kitaplığımdaydı ama hep erteliyordum. “Ya şimdiye kadar neden?” deyip aldım elime ve iyi ki okudum. Şimdiden söyleyebilirim: 2026’nın enleri arasına girmesi çok muhtemel.
Kurgu inanılmaz güçlü, üslup çok iyi. Ama asıl etkileyen şey şu soruyu durmadan düşündürmesi:
Zeki olmak gerçekten bu kadar önemli mi? Zekâ mutluluk getirir mi?
Çoğumuz zaman zaman “Daha zeki olsaydım hayatım nasıl olurdu?” diye düşünürüz. Ben de düşündüm. Ama bu kitap bana şunu gösterdi: Çok zeki olmak, her zaman daha mutlu bir hayat anlamına gelmiyor. Belki de zekâyla birlikte gelen o yoğun farkındalık, her şeyin bilincinde olma hâli, insan için ağır bir yük. Belki bazı şeyleri bilmemek gerçekten daha iyidir.
Charlie’nin Algernon’la kendini karşılaştırması, kendini değersiz görmesi, var olmaya ve görünür olmaya çalışması çok sarsıcıydı. Sevgiyle hiç tanışmamış bir insanın, “Zeki olursam belki sevilirim” düşüncesine tutunması… Ama zekâ geldikçe, tutunduğu o değerlerin bir bir elinden kayıp gitmesi ve bunun farkında olarak yıkıma sürüklenmesi çok acıydı.
Gün geçtikçe eski hâline döndüğünü bilerek yaşaması, bunu adım adım fark etmesi kitabın en can yakan tarafıydı benim için.
Beni gerçekten derinden etkileyen, uzun süre düşündüren bir eser oldu.
Herkesin okuması gerektiğine yürekten inanıyorum.