Dilâra Tekin’i uzun zamandır dinliyorum ve hayatımın birçok anında onun sesiyle karşılaşıyorum. Yolculuklarda, eşyalarımı toparlarken, küçük sevinçlerde veya yalnız kaldığımda hep yanımda oluyor. YouTube videolarını izlemekten büyük keyif alıyordum ve kitabının çıktığını duyunca hiç beklemeden alıp okumak istedim. Aslında Ramazan dışında okumayı planlıyordum ama merakım o kadar büyüktü ki, kitabı Ramazan listeme dahil ettim.
Kitabı okumak gerçekten çok özel bir deneyimdi. Her sayfası öyle içten ve samimi yazılmış ki bitmesini istemedim. Kelimeler ve cümlelerin bıraktığı izleri daha çok yaşamak için tekrar tekrar okudum, onun sesini zihnimde hissederek. Yeri geldi güldüm, yeri geldi gözlerim doldu, bazen kitaba ara verip hislerimi toplamak zorunda kaldım. İçim bol bol dua ve umutla doldu.
Dünler ve Bugünler, sadece Dilâra Tekin’in anılarını veya düşüncelerini anlatmıyor; çok daha fazlası var içinde. Küçük bir çocuğun saf duygularını hatırlatıyor, çabalamayı ve insan olmanın derinliğini hissettiriyor. Sevmenin, umut etmenin ve geçmişin tazeliğini hissettiriyor; ölümün, imtihanların ve cennetin gerçekliğini sessizce dokunduruyor kalbe.