Toplumda kadının yeri hakkında yıllardır bazı yanlış yargılar var. Kadının “fitne sebebi” olduğu, akıl ve din yönünden eksik olduğu, evden çıkmaması gerektiği gibi düşünceler bu yargıların örnekleri. Bu tür düşünceler çoğu zaman Peygamber Efendimiz’e isnad edilen rivayetlere dayanıyor gibi gösterilse de, kitabın ortaya koyduğu gerçek bambaşka. Birçok yanlış bilgi, İslam sonrası dönemlerde eski kültürlerden gelmiş ve yanlış şekilde yayılmıştır.
Oysa Peygamber Efendimiz, kadına değer vermiştir. Cahiliye döneminde değersiz görülen kadının değerini “Cennet annelerin ayakları altındadır” sözleriyle göstermiştir. “Kime iyilik yapayım?” diye soran sahabeye üç defa “Annene” demesi, torunu Ümame’yi omzunda taşıması ve kızı Hz. Fatıma’ya saygısını göstermek için ayağa kalkması bunun kanıtlarıdır. Ayrıca Peygamberimiz, hanımlarıyla sık sık istişare etmiştir.
Kur’an ve Sünnet’e bakıldığında, kadının anne, eş, kardeş ve evlat olarak toplumda saygın bir yeri olduğu açıkça görülür. Peygamber Efendimiz’in ağzından kadınları aşağılayan ifadeler çıkması mümkün değildir.
Kitap, hadislerin kaynaklarını tek tek inceleyerek rivayetlerdeki hataları ve eksiklikleri ortaya koyuyor. Bazı rivayetlerin eski kültürlerden gelmiş etkiler taşıdığı, köklerinin Yunan, Roma ve cahiliye dönemine dayandığı da belirtiliyor. Böylece, geçmişten gelen yanlış yargıların nasıl oluştuğu anlaşılabiliyor.
Okurken bazı noktalarda şaşırdım ve notlar aldım. Kitap bazen ağır ilerlese de benim için çok faydalı bir okuma oldu.
Özellikle çevresinde İslam’da kadının yeri hakkında yanlış bilgilerle konuşanlara bu kitabı tavsiye ederim. Çünkü kitap, kadına yönelik kalıplaşmış yanlış yargıları sorguluyor ve doğru bilgiler veriyor.
İslam’ı kadın perspektifinden doğru anlamak isteyen herkesin okuması gereken bir eser.
Dipnot: