·438 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ocak 2026 04:57 İnce Memed’i yıllar önce okumuştum. Sonra hatırlamadığımı farkettim fakat hatırladığım bir şey vardı. Kitabı bitirdiğimde vay be demiş ve okuduğum için mutlu olmuştum. Tekrar okumak için elime aldım. Arkadaşlar Yaşar Kemal okumadıysanız diye söylüyorum. Aşırı akıcı bir dili var. Yer yer Çukurova betimlemeleri ne kadar dikkatimi dağıtsa da kitap sanki keyif aldığım biriyle sohbet edermiş gibi aktı benim için. Bir köyde geçtiğini de düşünürsek sanki dedemle babaannemle sohbet edermiş gibi hissettim kitap boyunca. Onlardan köyden birini dinliyormuşum gibi. Konu itibari ile spoiler vermeden anlatmaya çalışayım. İnce Memed sanıyorum ki Cumhuriyet’in yeni kurulduğu dönemlerde köylerde kasabalarda 4-5 köyün ağası olan ağalara karşı bir başkaldırıyı anlatıyor aslında. Abdi ağanın ezdiği köylüler, (Öncesinde kendi de ezilen ve bu yüzden kaçan, daha sonrasında çeşitli sebeplerle dağa çıkıp eşkıya olmak zorunda kalan) İnce Memed etrafında toplanarak isyan ediyor. Biz de kitap boyunca Memed’in yaşadıklarını köylüleri ve Abdi ağanın yapacaklarını okuyoruz. Bu arada eşkıya derken okuyunca anlayacaksınız. Memed bir başka eşkıya. Dünyanın en aydın eşkıyası olabilir. Kitapta biraz da yeni devletin halktan bihaber olduğunu görüyoruz. “Ankara’nın işi başından aşkın Kemal Paşayı uğraştırmayalım.” gibi bir bakış açısı ile bu kopukluk hissettiriliyor. Ya da köylülerin “ Devlet de Abdi ağa, Hükümet de Abdi ağanın adamı” bakışı aslında işini layıkıyla yapmayan liyakatsiz insanların köylüyü nasıl ezdiğini de göstermiş oluyor. Bu sebeple Memed(aktif) halk(pasif) bir şekilde ayaklanıyor. Ben çok severek okudum umarım size de sevdirecek fikirler edindirmişimdir. Seriye devam ederken incelemeleri de devam ettirmeyi düşünüyorum. İyi okumalar