·248 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Şubat 2026 20:07 Bazı kitaplar sadece sizin duygularınıza ve anılarınıza dokunuyorsa anlam buluyor.
Iki kadin iki hikaye biri otuzlu digeri yetmişli yaşlarında. Biri çocuklarından, diğeri ebeveynlerinden dertli...
Kitabı o kadar beğendim ki merak edip yorumlara baktım biter bitmez ve gördüm ki beğenen cok beğenmiş, beğenmeyen karakterleri eleştirmiş.
Meltem'in yaşadıklarına benzer çocukluk yaşamayanların onu anlaması ve karakterle bağ kurabilmesi çok zor. Sanırım beni yakalayan nokta doğrudan Meltem'le empati kurabilmemdi.
Kaldıki Selime teyzeyle bir çok konuda empati kurabilmemiz için yetmişli yaşlarımızda olmamız lazım.
Otuzlu yaşlardan hayata bakarak o yaşta birini yargılamak kolay ancak adaletsiz bir yaklaşım olur, hiçbirimiz yaşlı olmadan nasıl bir yaşlı olacağımızı bilemeyiz değil mi? Tıpkı anne , babalık gibi..
Dünyada bir çok insanın aynı olayları ve duyguları paylaştığını bir kez daha hatırlamak beni hep mutlu etti hem de üzdü.
Tanımadığımız insanlarla paylaştığımız ne kadar çok ortak duygularımız var.
Sadece Kitabın son sayfalarında Mehmet'in söyledikleri son zamanlarda sıkça rastladığımız herhangi bir gelişim kitabından çıkma sözler gibiydi, çok ezber ve bir erkeğin kuramayacağı cümle yapısına sahiplerdi.
Mesaj vermek için yazar kaleminin dışına çıkmış hissi verdi yada Mehmet'i değil de
sanki Şermin'i konuşturmuş gibiydi Meltem aracılığıyla okuyucuya teselli olsun diye.
Cok kısa olmasına rağmen bu kadar rahatsız olmamı, her kitapta kişisel gelişim tavsiyesi görmekten sıkılmış olamama bağlıyorum. Romanlarda bari olmasın.:))
Şermin Yaşar'ın okudugum ikinci kitabı.
Bütün kitaplarını okuyacağım ilk fırsatta :)
Keyifli okumalar. .