Sabahattin Ali’nin ilk öykü kitabı olan Değirmen, birçok duyguyu içinde barındıran ve güçlü betimlemeleriyle insanı derinden etkileyen bir eserdir. Kitap; Değirmen, Kurtarılamayan Şaheser, Kırlangıçlar, Viyolonsel, Birdenbire Sönen Kandilin Hikâyesi, Bir Delikanlının Hikâyesi, Bir Gemici Hikâyesi, Bir Orman Hikâyesi, Kazlar, Bir Firar, Kanal, Candarma Bekir, Sarhoş, Bir Cinayetin Sebebi, Bir Siyah Fanila İçin ve Komik-i Şehir adlı toplam on altı öyküden oluşmaktadır.
Yazar, ilk eseri olması sebebiyle bu kitaptan utandığını dile getirmiş olsa da benim en sevdiğim öykülerinin bu kitapta yer aldığını söyleyebilirim. Günümüz okuyucusu için hâlâ canlı bir anlatım sunan bu öyküler; bireyin iç dünyasını, umutlarını, hayal kırıklıklarını ve toplumsal baskıları sorgulayan yönleriyle dikkat çeker.
Sabahattin Ali’nin dilinin yalın ama vurucu olması, okunduktan sonra eserlerin uzun süre zihinlerde iz bırakmasını sağlar. Örneğin Viyolonsel, Değirmen ve Kurtarılamayan Şaheser adlı öyküler, okunduktan sonra insanı uzun süre düşünmeye sevk eder. Ayrıca yazarın, daimi aşk ve imkânsız aşk gibi iki zıt kavramı farklı olaylar üzerinden ele alması beni gerçekten etkilemiştir.
Eserde adaletsizlik duygusu, ezilen ve hor görülen insanlar üzerinden anlatılmış; pek çok toplumsal konuya değinilmiştir. Kısacası Değirmen, herkesin okuması gereken, etkileyici ve düşündürücü bir kitap olarak öne çıkmaktadır.