·120 syf.····Okunma: 02 Şubat 2026 15:16 Türk edebiyatında ilk yerli roman olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat Türk edebiyatında çok önemli bir yere sahiptir. Şemsettin Sami, Tanzimat dönemi yazarlarındandır. Bu dönemde ikinci Abdülhamid'in baskısı olduğu bir dönemdir. Bu yüzden yazarlar ve şairlerimiz her şeyi çok rahat ifade edememektedirler. Şemsettin Sami ise bu dönemde daha çok yaptığı sözlük çalışmaları ve çevirileri ile ön plana çıkmaktadır.
Bu eser her ne kadar bireysel bir konu olarak dursa da temelinde pek çok toplumsal eleştiriyi de beraberinde getirmektedir. Kitap önce Talat 'ın durumu hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra annesinin aşk hikayesini anlatır. Annesinin hikayesinde ise kadın erkek ilişkilerini de ailenin önemine değinir. Daha sonra konu fitnat'a gelir. Fitnat'ın annesi ölmüş üvey babası ile birlikte yaşamaktadır fakat dışarya çıkmamaktadır. Talat, Fitnat'ı cam da görüp aşık olur ve olay burada başlar.
Bu eser genel olarak bu dönemde kadınların hiçbir hakkının olmaması, dışarıya çıktığında erkeklerin edepsiz bir şekilde laf atmaları, kadının hiçbir söz hakkının olmaması, evlilikte anne babanın sözünün geçerli olması gibi sorunlara bir eleştiri vardır. Talat, kadın kılığına girip Fitnat ile bu şekilde görüşmek zorunda kalması bunun bir örneğidir. Aynı zamanda Talat, dışarda kadın kılığında gezerken bir erkeğin ona laf atıp peşinde gelmesi ve daha sonra Talat: bizler bu kadınlara ne kadar kötü davranıyormuşuz, onları birer kukla olarak görmekteyiz demektir.
Aşıkların burada kavuşamamasının sebebi toplumsal baskılar ve cahilliktir. Bu dönemde böyle bir eseri bu yola almak, kadın haklarının da olduğunu söyleyebilmek çok büyük bir cesaret ister. Bu yüzden herkesin dönemin özelliklerini dikkate alarak okuması gerektiğini düşünüyorum. Herkese iyi okumalar dilerim.