Sıradışılığı daha ilk sayfadan başlayan kitap
“Bu sana göre değil” cümlesiyle karşılıyor okurunu.
Gerçekten de bilcümle okunacak kitaplardan değil.
Öncelikli olarak konusu ve kurguyu işleyiş biçemiyle çok ilginç ve sarsıcı...
Kurgu, dövmeci Johnny Truant’ın üzerine inşa edilmiş. Truant, bir arkadaşının önerisi üzerine, hayatını yeni kaybetmiş yaşlı ve gizemli Zampano’nun dairesine taşınacak kişidir.Eve girdiklerinde,cesedin bulunduğu döşemedeki büyük oyuklar, dayanılmaz bir koku ve Braille Alfabesi ile yazılmış notlarla karşılaşırlar.
Zampano arkasında akademik bir çalışma olan “Navidson Kaydı“ (karanlıığın görüntüsünü yakalamaya çalışan Pulitzer Ödüllü foto muhabirinin kaydı) ile ilgili pek çok soru işareti bırakmıştır. Tuhaf olan,bahsi geçen belgeselin hiçbir yerde bulunamamasıdır.Truant’ın sarsıcı hikayesi detam bu noktada başlıyor.GÖRMEK!
Yapraklar Evi Neyi,nasıl gördüğümüz ya da göremediğimize dair algılarımız ve düşüncelerimizin değişebileceğine dair.
Will Navidson ve ailesinin yeni taşındıkları evde, evin çeşitli noktalarına kurdukları kamera düzenekleriyle hayatlarını kaydettiklerini ve notlar tuttuklarını bu notlar sayesinde de kayıtlarda neler olduğunu görürüz. Her şey normal gibi gözükse de, evin içinde daha önce orada olmayan bir koridorun( 5.5 dakikalık) ortaya çıkışıyla başlayan anomaliler ile durum ürkütücü bir hal alır. Çünkü evin içindeki bu gizemli koridor giderek genişlemekte fakat evin dış boyutları değişmemektedir.
.
#meltemce
BÜYÜLEYİCİ OLAN, somut bir nesne olan kitabın, gerek sayfa tasarımı, gerek kurguyla bütünleşen işçiliği ile biçim olarak, tıpkı bahsi geçen ev gibi esneyip genişleyerek adeta bir sanat eserine dönüştüren
@markzdanielewski’nin kurgusunu #ergodikedebiyat türünde,Gloucester’ın deyimiyle “Duygularla Görmek “ edimiyle eşsizleştirmesi. Mark Z. Danielewski
Yapraklar EviMark Z. Danielewski · Monokl Yayınları · 2018228 okunma