Selam kitap dostlarım! Bugün sizi kapak tasarımıyla beni içine çeken, sayfalarını çevirdikçe geçmişin o puslu ama samimi sokaklarına götüren şahane bir öykü derlemesiyle geldim: Kalaycı.
Bazı kitaplar vardır ya, okurken burnunuza eski bir dükkanın, yeni demlenmiş bir çayın ya da taze yağmış yağmurun kokusu gelir... İşte Kalaycı tam olarak böyle bir kitap!
Alim Serkan Cesur, kelimelerle adeta bir zanaatkar gibi oynamış. Kitaba adını veren "Kalaycı" öyküsü benim favorim oldu bile! Günümüzün o hızlı, her şeyi çabuk tüketen dünyasından kaçıp; emeğin, sabrın ve o eski "usta-çırak" naifliğinin içinde kaybolmak paha biçilemezdi.
"Her ateş sadece metali değil, insanın içindeki kiri de temizlermiş..." (Bu cümle kalbimi bıraktığım yer oldu! )
Karakterlerin o kadar "bizden" bir yanı var ki, sanki kitaptan çıkıp yanımıza oturacaklarmış gibi hissettiriyor. Kısa ama etkisi uzun süren öyküler arıyorsanız, bu kitap tam olarak öyle bir kitap