Kitabı okurken resmen sessiz bir acının içinden geçiyordum ama acele etmeden, saygıyla… Yaban Mersini Toplayıcıları, bir kaybın bir ailede ve kuşaklar boyunca nasıl yankılandığını anlatırken bunu yüksek sesle değil, usulca yapıyor. Roman, Mi’kmaq halkına mensup bir ailenin her yaz yaptığı yaban mersini toplama geleneğiyle açılıyor. Bu doğayla iç içe, sade yaşam kısa sürede yerini büyük bir kırılmaya bırakıyor. Ailenin en küçük kızının ortadan kaybolması, yalnızca o anı değil, sonraki onlarca yılı da belirliyor. Peters, bu kaybın tek bir kişide değil anne, baba, kardeşler ve hatta sonraki kuşaklar üzerindeki etkisini parça parça, zaman atlamalarıyla anlatıyor. Özellikle anne karakterinin iç dünyası çok etkileyiciydi. Acısını dile getirmeyen ama onunla yaşamayı öğrenemeyen bir kadın portresi oldukça gerçekçi çizilmiş. Aile bağları, kayıp, hafıza ve adalet duygusu üzerine düşünen okurlar için sade ama etkisi uzun süren bir roman.