MİSAFİR #kitapyorumu
"Sen benim gittiğim yol değilsin, Eliz." Yakınlaştı, alnı alnıma değdiğinde sesi daha da kısıldı ve son bir cümle kurdu. "Sen... benim vardığım yersin."
Eliz, annesinin işlediği bir suç sebebiyle cezaevinde büyüyen, tıp öğrencisi bir genç kız. Bir gece nöbetçi eczane ararken kanlı bir suça tanık oluyor ve mafyanın hedefi hâline geliyor. O gece orada olan peşine düşen adamlardan Devrim Ali evinde misafir olmasını tehlike geçene kadar kalmasını teklif ediyor. Peki ya Devrim Ali'ye güvenmeli midir?
Sevdiğim bir kalem ve yine çok akıcıydı, hızlı okunabilecek bir gidişata sahip. Karanlık romantizm aynı zamanda psikolojik yönler de barındırıyor. Eliz'in Devrim'in evinde kalmasıyla birlikte hikayenin yan karakterleriyle de tanışıyoruz. Onlarla birlikte de hikayenin keyif dozu artıyor. Bir kurşun çıkarma durumu vardı ve bunu video izleyerek yapmaları beni bitirdi asla beklemiyordum.
Eliz'in misafir olarak geldiği ev güvenli bir sığınaktan çok karanlık sırlar barındıran bir yer. Devrim'in de gizemli bir yönü olduğundan Eliz gerçek Devrim'i merak ediyor ama ona anlatamayacağını söyledikçe biz okurlarda ciddi bir meraka yol açıyor. Sayfalarda ilerledikçe de bazı sorularımıza cevap alıyoruz. Bu ikili ne kadar birbirinden uzak durmaya çalışsa da aralarında bir çekim oluyor. Devrim'in korumacı kahraman yönü fedakâr bir aşığa dönüşüyor. Ve sonrasında ortaya çıkan sırlar aralarındaki ilişkiyi de şekillendiriyor. O finalden sonra ikinci kitapta bizi neler bekliyor çok merak ediyorum. Acilinden devamına ihtiyacım var kesinlikle tavsiye ederim.