9/10
·80 syf.··
2026 5. kitabı
Bu kitabı okuyan kişi evli ise, okurken genellikle yazara hak verecektir; okuyan kişi bekarsa, kitapta yazılanlar onun kişi için çok da gerçekçi gelmeyecektir. Günümüzde aşık olmanın bir evliliği sürdürmek için oldukça yeterli olduğunu sanıyoruz. Aşk, her şeyi tek başına halleden sihirli bir değnekmiş gibi geliyor. Sevginin her şeyi çözdüğüne dair gerçek dışı bir inancımız var. Bu eksik bir bilgi. Sevginin bir şeyleri çözebilmesi için partnerlerin çözüme istekli, çabalamaya gönüllü, bazı şeyleri kabul etmeye dirençli olmaması gerekiyor. Ama partnerlerin hayal ettiği ise; her günün keyili geçtiği, hep sevgi sözcüklerinin söylendiği, eğlenilen, tutku ve arzu dolu bir ilişki... Bu sürekli böyle olacak yanılgısı ile yaşadığımızda en ufak bir terslik, çiftlerde hayal kırıklığı yaratabiliyor. Hiçbir şey ilk olduğu haliyle dondurulamaz, ilişkinin ilk başlarındaki yoğun duygularda buna dahil. Neden yanlış kişiyle evleneceğiz? 1. Kendimizi ve yaralarımızı, toksik taraflarımızı, gerçekten ne beklediğimizi bilmediğimiz için. Ve tabii ki karşımızdakinin de bu durumlarını bilmiyoruz. İki alacaklı birbiri ile buluşuyor ve ikisi de birbirinden alacaklarını istiyor. Asıl alacaklı olduklarının ebeveynleri olduğunu bilmeden. Kendi hayat hikayemizdeki yaraları saran birini istiyoruz, anne-babamın bana vermediğini ver! Yaralarımızı tanımazsak, karşımızdaki bizden neyi istediğinizi anlayamaz. aynı durum karşımızdaki için de geçerli, karşımızdaki de ne istediğini bilmiyorsa biz ne verirsek verelim işe yaramaz. 2. Karşımızdaki kişiyi anlayamıyoruz. Anladığımızı sanıyoruz! Onun ciğerini biliyorum, diyoruz mesela... Gerçekten mi? Niyet okuyoruz, bu niyeti de kendi hikayemize göre okuyoruz ve bunu karşımızdakini tanımak olarak nitelendiriyoruz. Hayırlı işler. 3. Mutlu olmaya alışık mıyız? İlişkilerde aradığımız şey mutluluk mu yoksa aşinalık mı? Bizim ilk gördüğümüz kadın erkek ilişkisi anne-babamızın ilişkisidir ve biz bağ kurmayı, ilişki içinde nasıl var olacağımızı doğduğumuz evde öğreniriz. Size o evdeki gibi hissettiren partnerleri çekmek şaşılacak bir şey değildir, alışılan ve içinde rahat edilen dinamik odur! 4. Yalnızlık bizim için çekilmez bir durumsa, bu bizi "biri olsun da nasıl olursa olsun" mantığına getirebilir. Uzun süredir yalnızım artık biri olsun ya da ben yalnız kalamam dürtüsüyle hareket ettiğimizde partner seçimimiz de uzun vadede tatmin edici olmayabilir. 5. Eskiden evlilikler mantığa dayalıydı, bugün ise genelde aşık olduysak evlenmek için bu gayet yeterli. Mantığa gerek yok. İkisi de bizi tatmin edici bir yere götürmeyecektir. 6. Beklenti... Beklentimiz hep ilişkinin başlarında yaşadığımız o yükseklikte ise böyle bir şey olmayacağı için, kendimizi o yükseklikten düşerken görmek acı verici olacaktır. 7. "Biz özeliz, onlar gibi değiliz" düşüncesi de bir diğer yanılgıdır. Evlilik kendi içinde dinamikleri olan değişken ve canlı bir yapıdır. Sizin özel bir çift olmanızdan daha fazlasına ihtiyaç vardır. 8. Yaşanan acı aşk tecrübelerinden sıkılmış olabiliriz. Bu sebeple daha düzenli, daha sağlam, daha inişsiz çıkışsız, sakin bir yer olacağını düşündüğümüz evliliğe sığınabiliriz. Sanki evlilikte inişler ve çıkışlar, çelişkiler, anlaşmazlıklar olmayacakmış gibi düşünürüz. Evlilik deyince herkesin kafasında bir resim muhakkak vardır. Kendimizi hayal ederiz, o kişinin yanında var olan o kadın veya o erkek olduğumuzu... Bu resim ne kadar gerçek dışı ise o kadar yaralanırız. hayal ettiğimiz ile gerçekte olan arasındaki uçurum ne kadar fazlaysa o kadar fazla sarsılırız. Evlilik, masallardaki ya da film ve romanlardaki kavuşmalardan sonrasıdır. Sonrasını genelde bilmeyiz ama yaşarız! Kitap 80 sayfadan oluşan, evlilik ve beklentilerimizle ilgili kısa ve net bilgilerden oluşuyor. Bir göz gezdirin derim, çünkü doğru yerlere parmak basılmış. Romantizmin bize pazarlandığı bu çağda, gerçekleri görmek isteyenler için güzel bir kılavuz olmuş.
Neden Yanlış Kişiyle EvleneceksinizAlain de Botton · Artemis Yayınları · 202294 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.