·263 syf.····Okunma: 04 Şubat 2026 19:46 "Okyanusun derinliğinin gümbürtüsüyle el ele, hiçbir canlının ışık yaymadığı o karanlıktan geçiyoruz." Belki de sevgili dostumla geçmeye çalışıyoruz.
Zifiri karanlık ve yoğun kar yağışının olduğu bir adada bir mumun aydınlattığı ışıkta umut arıyoruz belki de...
Seksen yıl önce yaşanmış, komünistlere yapılmış bu kıyımın izlerini dostum bana anlatırken acaba depresif durumumun atalarımla bir bağlantısı var mı diye düşünmeden edemedim. Kendi psikolojik sorunlarımla baş etmeye çalışırken migren ağrılarımla cebelleşirken ve hayata küsmüşken on yıldır görüşmediğim dostumun bir mesajı ile hayatımın nasıl yön değiştirdiğini, gerçekle rüyalar arasında yaşadığım gelgitleri, yıllarca rüyamda kabus gibi gördüğüm karaağaçların gizemini okurken derdimi anlayabilecek misin acaba sevgili Okur...
Şunu iyi bil ki, karanlık bir hikaye bizim ki ve bu karanlığın, tükenmişliğin içinde yine de umut aramak ve o umut bulunuyor mu ona da sen karar ver...
Yıllar yıllar öncesinde katledilen binlerce insanın izlerini hissetmek onların ruhlarının varlığına şahit olmak, o adada yaşayan insanlar için büyük sorumluluk aynı zamanda yorucu ve tüketici. Dostumun yanında kaldığım süre zarfında sürekli bizi ziyaret eden kuşlar vardı, gölgeleri,ruhları,kanat çırpışlarını hissedebiliyorduk. Evin bir ferdi gibi gelip giderlerdi. Bu kuşların, veda edemeyen ölmek istemeyip de öldürülen bedenlerin ruhlarıydı belki de... Bunu bile hissetmek tüyler ürperticiydi.
Okuyacağınız hikaye dikkat isteyen bir hikaye çünkü yazar zaman geçişlerini( geçmiş ve şimdiki zaman)çok sık yapmış bu da kalemine alışık olmayan okurlar için kafa karıştırıcı olabilir. Onun dışında çevirisi ve anlatımı,kurgusu ve duygu yoğunluğu çok başarılı ve etkileyiciydi.
Yazar ile daha önce tanışmadıysanız bu kitap ile başlamamanızı tavsiye ederim. Doğru kitap " Çocuk Geliyor" olmalı benim fikrime göre.
Sevgiler.