·107 syf.····Okunma: 04 Şubat 2026 21:29 Bu bir cinayetin hikayesi. Öyle bir cinayet ki, köydeki herkes bu cinayetin işleneceğinden haberdar, herkes bu cinayeti takip ediyor, öldürecek olan iki kardeş aslında öldürmek istemiyorlar; ama kimse parmağını dahi kımıldatmıyor ve biz daha bu kısacık kitabın en başında, bütün bu bilgileri öğreniyoruz, yine de 120 sayfalık bu kitabı elimizden bırakamadan okuyoruz. Bir metin nasıl bu kadar güçlü yazılabilir ki aslında bütün gizemlerine daha en başında sahip olduğunuz halde, siz hiç ilginiz kaybolmadan okumak istersiniz? İşte Marquez’in gücü buradan geliyor.
Bu kısacık metinde anlatılan gerçek bir olay. Marquez bu olayı bizzat tanık olmuş, ailesinden insanlar bu işin içinde bir şekilde yer almışlar; ancak annesi insanlar yaşadıkça bu isimlerin açıklanmasına istemediği için, Marquez bu kitabı yazmayı 20 yıl ertelemiş. Ne zaman ki olayın ana kahramanları ölmüş, onların isimlerine, bu olayın geçtiği yerin adını değiştirmiş; akrabalarının isimlerini onların onaylarıyla aynı tutmuş, ancak zaten ana olayı alıp kurguyu tamamen kendisi üretmiş. Ancak sonunda öyle bir metin ortaya çıkmış ki, bizim ülkemizde hiç de yabancı olmadığımız bir namus cinayeti ile karşı karşıya kalmış kalıyoruz. Tabi bu namus cinayeti, bizim ülkemizde tanık olduğumuzdan tamamen farklı bir şekilde, kızın değil erkeğin öldürülmesi şeklinde gerçekleşiyor. Ama sonuç olarak işin aslı hiç değişmiyor: ‘namus’ adı altında, bir kişinin öldürülmesi normalleştiriiliyor.
Marquez öyle bir teknik kullanmış ki bu metni yazarken, bir olay araştırması yapılıyor gibi, bir film izliyor gibi anbean gözümüzün önünde canlanarak gelişiyor her şey. Müthiş bir yazar.