Bu kitapta olaydan çok bir adamın zihninin içinde dolaşıyorsun. Geçmiş, pişmanlık ve sıkışmışlık duygusu o kadar yoğun ki, bir noktadan sonra hikâyeyi değil ruh hâlini okuyormuş gibi hissettim. Yer yer boğucu ama bilinçli bir boğuculuk bu. Bitince karakteri değil, o ruh hâlini hatırlıyorsun.