·144 syf.····Okunma: 03 Şubat 2026 00:00 Periler, cinler, gulyabani ve bitmek bilmeyen doğaüstü varlıkların bir köşke musallat olması ve bu köşke yeni gelen hizmetçi Muhsine’nin şahit olduğu gizem ve gerilim dolu olaylar anlatılmaktadır. Karakterlerin başlarına gelen olaylar okuyucuda merak uyandırırken bunların gerçeklikle olan ilişkisi kitabın sonlarına doğru netleşir. Hurafeler yerine akıl ve mantık kullanılarak peri sandığımız bu varlıkların maskeleri, çizgi film Scooby Doo misali, tek tek düşer. :)
Realist–gerçekçi bir anlayışa sahip olan Hüseyin Rahmi, hurafelere ve bâtıl inançlara karşıdır. Gulyabani adlı bu eserinde de bâtıl inançların, cahil insanları kandırmaktan başka bir işe yaramadığını vurgular. Eserde kandırılan taraf, köşkte yaşayan kadınlardır. Eğitimsiz bırakılmış bu kadınlar cehaleti temsil ederken; erkekler gücü ve sömürüyü temsil ederler. Erkekler kendi eğlenceleri ve çıkarları uğruna kadınların cehaletini kullanırlar ve onları akıllarından edecek düzeyde sömürürler. Kısacası romanda, cehaletin mağduru olan kadınların bir güç ve iktidar tarafından istismar edilmesi eleştirisi, merak uyandıran bir anlatımla sunulmaktadır.