Puan vermedi·88 syf.····Okunma: 05 Şubat 2026 14:18 #okudumbitti
YAZAR: TANER DURMAZ
YAYIN: KDY
Herkese merhaba, bugün Taner Durmaz’ın Naciye adlı kitabıyla geldim. Yazar bu eserinde de sade ama etkisi uzun süren diliyle, sessizliğin ve yok sayılmışlığın hikâyesini güçlü bir atmosferle anlatıyor.
Roman, bir nüfus memurunun sevgilisinin adını kayıtlara geçirmesiyle Naciye’nin “resmen” var olmasıyla başlıyor. Ancak bu resmiyet, onun hayatında hiçbir şeyi değiştirmiyor. Köyde ailesiyle yaşayan Naciye; konuşsa bile duyulmayan, varlığı önemsenmeyen, hatta devletin gözünde bile silik kalan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Sessizliğiyle, görünmezliğiyle romanın tam merkezinde duruyor.
Naciye’nin dedesi köyün zenginlerinden biri olmasına rağmen, miras konusunda oğluna karşı son derece cimri. Bu karakter üzerinden aile içi adaletsizlikler ve kuşaklar arasında biriken kırgınlıklar dikkat çekiyor. Köye getirilen televizyon ise hikâyede önemli bir dönüm noktası oluyor. Başta hayranlıkla karşılanan bu “şeytanın makinesi”, zamanla söylentiler, korkular ve ölümlerle birlikte karanlık bir simgeye dönüşüyor.
Roman ilerledikçe Naciye’nin kardeşi Murat’ın hastalığı, tedavi süreci ve Naciye’nin tüm bu acılara sessizce tanıklığı anlatılıyor. Az sayfalı olmasına rağmen Naciye; unutulmuşluk, yoksulluk, batıl inançlar ve görünmez hayatlar üzerine derin bir iz bırakıyor. Sessiz insanların hikâyesini çarpıcı ama abartısız bir dille anlatan etkileyici bir okuma oldu.
#ALINTILAR
Günahsızlara taş atmak kolaydı, zor olan aynaya bakmaktı.
Bir kadın olarak doğmak, sanki görünmez bir cezayla başlamak gibiydi hayata.
Kader denilen o kelime, aslında başkalarının bizim için çizdiği sınırların adından başka bir şey değildi.