Gönderi

10/10
·93 syf.··
2026 142. kitabı
Kitabı okurken hissettiğim en baskın duygu şuydu: İnsan, kıskançlık ve şüphe pençesine düştüğünde ne kadar alçalabilir? Başkarakterimiz İvan Andreyeviç, karısını takip ederken öyle bir duruma düşüyor ki, bir noktadan sonra karısının sadakati mi yoksa kendi rezilliği mi daha önemli ayırt edemiyoruz. Dostoyevski, o meşhur "insan ruhunun derinliklerine inme" işini bu kez bir sondaj makinesiyle değil, bir tüy kalemle gıdıklayarak yapıyor. İvan Andreyeviç’in bir yatağın altına girmek zorunda kaldığı o an, aslında tüm insanlığın "maskesinin düştüğü" andır. Orada, tozların arasında, tanımadığı bir adamla fısıldaşarak pazarlık yapması, trajikomik kelimesinin sözlük karşılığı gibi. Yazar bize şunu fısıldıyor: “Bakın, o çok güvendiğiniz beyefendiler, o onuruna düşkün kocalar, kıskançlık denen o ilkel duygu gelip çattığında nasıl da tozlu bir yer döşemesinde haysiyetlerini kaybediyorlar.”
1000Kitap
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 20175,5bin okunma
·
227 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Öykü kitabıymış, sanırım iki öykü var. Bu öykü mizaha kaçıyor mu biraz?
Mehmet Fatih Narin
Gönderi Sahibi
Mizahtan daha ziyade hocam iç çatışma, şüphe ve kıskançlık gibi kavramlar üzerinde daha sık duruyor 😊