Puan vermedi·524 syf.··
2026 5. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 22:03
Ne anlatıldığı artık pek çok yerden bakılabileceği malum olan bu kitabı hevesle fuardan alışımı; bitirince müzesine gideceğim dedikten bir gün sonra bir de dizisinin çıkacağını öğrenmemle çok mesud olmuştum. Bir kitabı bitirip hem beyaz perdede izlemek hem müzesini görmek şahane bir deneyim geliyor benim kulağıma. Kelimelerin başka formlarda anlama ulaşması. Lakin okumaya başladıktan sonra bu heyecanım kısım kısım azalmaya başladı. Tam buradan sonra kitap incelemem oldukça kişisel yorumlara dayanmaktadır. Dilerseniz buradan ayrılabilirsiniz. Öncelikle bu kitaptan önce çok tat aldığım bir kitabı (puslu kıtalar atlası) okumuş olduğum için edebi noktada tatmin olamadım ben. Aynı zamanda anlatılan hikayenin bayağı bildiğimiz klasiklerden olması (2 kadın 1 erkek) sıkıntı verdi bana. Evlilik dışı ve sadakatsiz ilişkileri görmek/okumak bir zevk değil öfke veriyor açıkcası. Bir diğer rahatsız eden kısım ise dini anlamda verilen detayların her biri yanlı veya eksik bilgilerdi. 150. Sayfaya kadar detaylıca okuyorken sonrasında hızlı okumaya geçtim. Zira bazı hülyalı Kemal cümleleri bana zevk vermekten ziyade gerçeklikten uzak ve saçma geldi. Buraya kadar olan yorumlarım tam da 150. sayfa dolaylarındayken aldığım notlardı. Şimdi ise kitabın kapağını kapatmış olarak yazmaya devam ediyorum. Yukarıda bahsettiğim kaygılarım devam etmekle birlikte yazarın yapmaya çalıştığı şey için ne kadar özenli, düzenli ve sıkı çalıştığını görebiliyorum. İşini ciddiye alarak yaptığını anlayabiliyoruz. Sadece son sayfadaki dizinden bile bunu anlayabiliriz. Bir organize şube duvarı gibi bağlantılar, ilişkiler, duygular, karakterler, sokalar, takvimler ve dahası için çok düşünülmüş. İtiraf etmeliyim ki bu denli tanınan bir yazara ve bu kitabına dair yorumlara veya incelemelere hiç bakmaksızın bu incelemeyi yazıyorum. Daha fazla okuma yapıp inceleme yapsaydım düşüncem değişir miydi bilemiyorum. Kurgulanan dünya çok sahiciydi. Baktığınız zaman sadece bir aşk hikayesi denebilecek ama üstüne bir müze hatta bir diz yapılabilen bir roman okuyorsunuz. Acaba Orhan Pamuk müze kurmak istediği için mi bu hikayeyi yazdı yoksa hikayeyi yazarken mi müze için eşyalar toplamaya başladı merak ediyorum. Kitabın son kısmındaki bileti en yakın zamanda değerlendireceğim. Aynı zamanda son sayfalarda yazarın romanla ilgili aldığı dönüşlere yer verdiği sonsöz kısmında benim gibi tepkiler veren okurlarla karşılaşmış olması beni rahatlattı. Nihayetinde ise bu eseri okuduğum için yine de mutluyum.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.