6 Şubat gecesi sadece yer kabuğu değil, ruhumuzun fay hatları da kırıldı. O uğultuyu bizzat iliklerinde hissetmiş, o soğuğu ve karanlığı genzinde tatmış birisi olarak yazıyorum: Biz o gece, kıyametin küçük bir provasını yaşadık.
Biz o gece yıllarca sümen altı edilen liyakatsizliğin, denetimsizliğin, "bir şey olmaz" zihniyetinin ve imar rantının altında ezildik. Bize "kader" dediler. Ama kolonları kesilen binaların, deniz kumundan yapılan mezarların, cennetten bir köşe diye pazarlanan tabutlukların kader olmadığını, bunun taammüden işlenmiş bir cinayet olduğunu o enkazın tozunu yutanlar yani bizler çok iyi biliyoruz.
O dondurucu soğuğu, o çaresiz bekleyişi, o kesilmeyen siren seslerini ve boşluğa haykırılan "Sesimi duyan var mı?" çığlıklarını unutursak kanımız kurusun.
Yas tutmak yetmez, hafızayı diri tutacağız. Çünkü unutmak, aynı enkazın altına tekrar girmeyi kabul etmektir.Kaybettiklerimizin ruhu şad olsun, ama hesabını sormayanın da boynu bükük kalsın.
Unutmayacağız. Affetmeyeceğiz. 🇹🇷
Peyami