Kuyucaklı Yusuf’ta en çok dikkatimi çeken şey, Yusuf’un dünyaya karşı o sessiz ve mesafeli duruşu oldu. Büyük laflar etmiyor ama içindeki yabancılık hissi çok güçlü geçiyor. Sabahattin Ali, kasaba ortamını ve insan ilişkilerini öyle gerçek veriyor ki, hikâye doğal akıyor.
Aşk var ama romantik değil; daha çok kırılgan ve çaresiz. Okurken en çok o sıkışmışlık duygusu kaldı bende. Bitince karakterleri değil, o kasabanın havasını hatırlıyorsun.