Puan vermedi·52 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Şubat 2026 23:50 Farabi’yi bitirdiğimde şunu anladım: Modern dünyanın bize 'mutluluk' diye pazarladığı her şey aslında sadece birer parıltıymış. Üstadın bin yıl öteden fısıldadığı hakikat ise çok daha yalın: Mutluluk, dışarıdan gelen bir piyango değil, insanın kendi ruhunu nakış nakış işlemesidir.
Kitap boyunca kendime şunu sordum: Işıklar söndüğünde, aynadaki aksim silindiğinde geriye benden ne kalıyor? Farabi bana 'erdem' dedi; yani o karanlık odada bile parlamaya devam eden karakter... Birinin kalbine girmek kolay, ama o kalpte bir 'insan' olarak kalabilmek gerçek bir yetkinlik işiymiş. Bu kitap bana sadece düşünmeyi değil, 'olmayı' öğretti. Artık biliyorum ki; en yüce saadet, bir başkasının hayatında 'iyi ki' olarak kalabilmektir. Ruhu iyileştiren, aklı özgürleştiren bir yolculuktu. Şimdi, o erdemli şehrin bir ferdi gibi yola devam etme vakti.