“Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.”
7/10
·524 syf.··
2026 1. kitabı
·
135 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 11:25
Yani nasıl başlasam bilemiyorum ama bir yerden başlamak lazım sanırım. Öncelikle kitabı beğendim ama çok daha iyi olabilir miydi kesinlikle evet çünkü kitabın bazı kısımları aşırı boğucuydu. Neredeyse bir 200-300 sayfada Kemal’in ruhsal durum betimlemelerini okuduk. Hatta bazı yerleri atladığımı hatırlıyorum çünkü sürekli aynı şeylerden bahsediliyordu. Bu kısımlar da kitabı okuyamama kitaba dahil olamamama sebep oldu. Sonra acaba sadece ben mi böyle hissettim diye 1000kitaptaki diğer incelemeleri okudum neredeyse herkes bundan dert yanmış, kitabın bazı kısımlarda akmadığını söylemişler. Kesinlikle katılıyorum. Hatta kitabın son 100 sayfası o kadar güzeldi ki o kadar aktı ki 20 sayfa okuma niyetiyle oturduğum koltuktan kitabı bitirmiş bir şekilde kalktım. Sonda Kemal’in sözlerini bitirmesi ve Orhan Pamuk’un devreye girmesi falan harikaydı. Bu arada kitap devam ederken bazı sayfalarda Orhan Pamuk araya girip parantez içlerinde bir şeyler söylüyor açıkcası bunu beğenmedim. Tanzimat döneminde yazarın araya girip laf söylemesi edebi açıdan kusurlu görülürdü ve bence de öyle. Bence Orhan Pamuk kitabın aralarına girip eklemeler yapmamalıydı. Kitabın sonuna kadar Kemal’i okumalıydık ama bu kısımda Orhan Kemal’in mükemmel yazarlığına da dikkat çekmek istiyorum, o kadar başarılı bir yazar ki yazmış olduğu kitaptaki karakterlerin gerçekten yaşamış olduğuna inanıyorum, her ne kadar kendisi inkar etse de. Bence Kemal Basmacı yaşadı Füsun yaşadı. Belki başka bir adla yaşadılar bilmiyorum çünkü bu duygular bir insanın duygusu olduğunu düşünüyorum. Kurgusal karakterlerin değil. Aslında demek istediğim şu bu kitap bence bir yaşanmışlık olmadan yazılamaz duygular aşk öyle bir şekilde anlatılmış ki Orhan Pamuğun Kemal olduğunu düşündüm, herkes gibi. Ama Orhan Pamuk kitabın sonunda bunun doğru olmadığını tamamen kurgusal karakterler olduğunu söylüyor eğer dediği doğruysa ki inanamak istemiyorum Orhan Pamuk çok büyük bir yazar çünkü bu duyguları nasıl yazabildin? inanamıyorum. Ama diğer intimal yani benim inanmayı seçtiğim gibi Kemal ve Füsun yaşamışsa ve Orhan Pamuk bunu anlattıysa da büyük bir yazar çünkü o kadar iyi anlatmış ki sanırım daha iyisi yapılamazdı. Ayrıca Orhan Pamuğun müzeyi kitapla eş değer zamanda açması da çok hoş bir hareket. Kitap tuttu müzeyi yapalım dememiş yani. Müzeyi en yakın zamanda ziyaret etmeye gideceğim. Bunun dışında Orhan Pamuğun bazı betimlemelerini atladığımda ya da bazı sayfaları tekrar ediyor diye okumadığımda ise çok vicdan azabı çektim çünkü lisedeki edebiyat öğretmenim şu sözü söylemişti Dostoyevksinin Petersburgu anlattığı gibi Orhan Pamuk da İstanbulu anlatmış. Bu önemli birininin sözüymüş sanırım. Bunu duymak dediğim gibi beni üzüyordu ama Orhan Pamuk o kadar çok betimleme ve ruhsal analiz yaptı ki geçmemek elde değildi. Şimdi kitaba Kemal’e Fusün’a gelirsek. Genel olarak okuyucular Kemalin Füsunu cinsel bir obje olarak gördüğünü söylemiş. Asssla katılmıyorum. Tamam başta ben de Kemal’in Füsunu kullandığını ya da ona takıntılı olduğunu düşünmüştüm ama kitabı okudukça fark ettim ki adam sadece aşıktı. Hemde sırılsıklam. Ya lütfen kendinize bir sorun bir insan gerçekten aşık olmasa Kemal gibi 9 yıl Füsun’u bekler miydi, her gün Füsunun annesi babası ve kocasıyla beraber yaşadığı evi ziyaret eder miydi ve bu 9 yılda Füsun’a bir kere bile dokunmadı. Sadece onu seyretti, izledi, her hareketini ezberledi. Aşk böyle bir şey hatta kitapta da çok sevdiğim şu söz geçiyor. “Mutluluk, insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca. (Ona hemen sahip olmamız gerekmez.)” Yani Kemal, Füsun’a dokunmasa bile onun yanında mutluydu çünkü ona aşıktı. Ya da şunları söylemek istiyorum, Kemal, Füsuna olan aşkı yüzünden şirketini neredeyse batıracak hale geldi. Zengin olması onun için önemli değil, mal mülk umrunda değildi Füsun için harcamıyorsa. Yani demem o ki: Kim bunları yapabilir? Kim tüm servetini birisi için harcayabilir? Kim elindeki her şeyi bir yana koyabilir? Ya da kim bir insanı 9 yıl boyunca bekleyebilir? Ben söyleyeyim, gerçekten aşık bir insan bekleyebilir. Kemalin başta sibelle evlenmesine ben de kızdım ama Kemal cezasını çekti ve şunu söyleyebilirim ki ben bir okuyucu olarak Kemal’i affediyorum ve ben Kemal’in gerçekten aşık olduğunu şu olayda fark etmiştim. 8 yıl sonra Füsun’un babası ölüyor. Kemal ve Füsun orada sarılıyor ve Kemal şunları söylüyor “dünyaya sarılmışım gibi hissettim,” Bu sözlerden bile Kemal’in bence Füsun’u cidden sevdiğini anlayabiliriz.Sonlara doğru ise sonunda bekleyiş sona eriyor, kemal ile füsun nişanlanıyorlar ve parise gitmek üzere Kemal, Füsun, Füsunun annesi ve Kemal’in şoförü yola çıkıyorlar. Yolda bir otelde mola veriyorlar. Ve o gece Füsun ve Kemal 9 yıl sonra tekrar ilk defa beraber oluyorlar. Sabah ise Füsun Kemal’e tripli bir şekilde uyanıyor çünkü Füsun şöyle düşünüyor Kemal istediğini aldı beni bırakacak ama Kemal bunu düşünmüyor bile. Kemal aslında hala dün gecenin büyüsünde ve Füsun’un ne kadar güzel olduğunu düşünüyor. Bu bile Kemal’in Füsun’u cinsel bir obje olarak görmediğinin kanıtı ama Füsun böyle düşünmeyerek kendini ana yola atıyor arkadan arabasıyla Kemal geliyor. Yolda Füsun başaramadığı yaşayamadığı hayatın sorumlusu olarak Kemal’i suçluyor işte ben film yıldızı olacaktım da sen izin vermedin falan filan. Tamam cidden Kemal Füsun’un film yıldızı olmasını istemiyordu ama Füsun bunun için cidden çabalasa Kemal buna da evet derdi. Sadece lafra bir şeyler olmuyor Füsun bir şeyler için çabalaman gerek ama o anki sinirle suçu Kemal’e atıyor. Daha sonra dönüş yolunda arabayı kullanıyor ve bammm trafik kazası. Sonucunda Füsun ölüyor, Kemal komada birkaç ay kaldıktan sonra yaşamaya devam ediyor. Füsun’un açıkcası büyüyemediğini düşünüyorum. Ya da madem Kemal’i affedecektin neden 9 yıl bekledin. Bu 9 yıl sadece Kemal’e değil kendisine de zarar verdi. Kendisi de hayatı kaçırdı. Masumiyet Müzesi okuyucularının aksine Kemal’e değil Füsun’a kızgınım. Kitabı bitirdiğimde Kemal için şunları dediğimi hatırlıyorum keşke böyle olmasaydı Kemal demiştim ama sonda Kemal’in dediği şu söz hem beni mutlu etti hem de Kemal için üzülmemi engelledi. Orhan Pamuğa diyor ki “Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım,” Çok da haklıydı, biz takıntılı bir adamın hikayesini okuduğumuzu düşünürken o mutluydu, Füsunla olmaktan, gelmeyeceğini bilerek sevdiğini beklemekten mutluydu ve belki hepimizden mutlu bir hayat yaşadı… Umarım hepimizden mutlu bir hayat yaşamasındır Kemal… Kitaba puanım 7/10
İnsan ve Duygular
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.