Gönderi

8/10
·72 syf.··
2026 4. kitabı
Bu kitaba ulaşma maceram bile başlı başına düşündürücüydü. Yaşadığım yerde büyük bir yayınevinin mağazası var; üstelik yalnızca kendi yayınlarını değil, neredeyse tüm yayınevlerinin kitaplarını da satıyorlar. Kambur kitabını sorduğumda aldığım cevap şuydu: “Kitap biraz müstehcen olduğu için getirtmedik.” Ben de her zaman yaptığım gibi kitabı internet üzerinden aldım. Kargo parası vermemek için yine yayınevine sordum ama sonuç değişmedi. Oysa “müstehcenlik” denilen şey, kitabın ilk birkaç sayfasında geçen kısa sahnelerden ibaret. Abartılacak, kitabı yasaklamayı ya da raflardan saklamayı gerektirecek bir durum kesinlikle yok. Kitabın konusuna geldiğimde ise, anlatılan hikâye bu tartışmadan çok daha derin ve sarsıcı. Romanın merkezinde zengin ama kambur bir kadın var. Hayatta neredeyse her şeye sahip; para, imkân, statü… Ama sahip olamadığı tek şey sağlık. Kitap okumak bile onun için zor, nefes almak bile bazen bir mücadele. Buna rağmen o da bir kadın. O da düşünen, isteyen, arzulayan biri. Kitapta geçen şu cümle beni özellikle çarptı: “Hamile kalmak ve kürtaj olmak istiyorum.” Toplumun “normal” kabul ettiği insanlar için sıradan olan pek çok şey, onun için ya çok zor ya da tamamen imkânsız. Roman, bedenin sınırlarıyla toplumun beklentileri arasındaki çatışmayı çok sert ama bir o kadar da dürüst bir yerden anlatıyor. Kambur, bir kadının yalnızca bedeniyle değil; bakışlarla, yargılarla, dışlanmışlıkla ve arzularıyla verdiği sessiz mücadelenin romanı. Acındırmadan, romantize etmeden, süslemeden… Bir günde okunup bitebilecek kadar kısa ama etkisi uzun süren bir kitap. Ayrıca Booker Ödülü longlist’inde yer alması da tesadüf değil. Bu kitap “müstehcen” değil. Rahatsız edici olan şey, anlattığı gerçekler. Ve belki de tam olarak bu yüzden okunması gerekiyor.
KamburSaou Ichikawa · Beyaz Baykuş Yayınevi · 2025514 okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.