Mustafa Mestur, modern İran edebiyatının ödüllü yazarlarından. Mümkün Olanın En İyisi için “şehirlerin hikayeleri” Mustafa Mestur için de “şehirlerin yazarı” diyebiliriz. Çünkü yazar altı öyküyü altı şehir ile özdeşleştirmiş.Yazar aynı zamanda bir sinema aşığı. Hint ve İran sinemasına hayran. Bu kitabın da sinematografik bir tarafı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Öyküler; hayal, hakikat, gerçek, rüya, aşk, sevinç, acı, savaş, ölüm temalarını yer yer fantastik öğelerle hayata dair izlerle okura sunuyor.Şiraz hikayesinde anlatıcı, hazin bir şekilde kaybettiği üç arkadaşı ile çocukluk anılarını geri dönüşlerle bize anlatır.Tahran öyküsünde İranlı kardeşler Vahid, Sipehr ve Behmen’in İtalya’daki hayatlarını ve İran’daki aileleriyle ilişkilerini anlatır. Ve okur Vahid’in anılarıyla İran’da yaşanan savaşa tanık olur. En ilginç, en dikkatimi çeken öykü Bender Enzeli oldu. Üç defa aşık olduğu ve evlendiği bir hayat hayali kuran bir genç.Ve bu üç evlilikte de yolların Fanus Otel’de aynı anda kesişmesi. Öykünün sonunda da aslında hiç aşık olmadığını söyleyerek, savaşta öldürülmesini ayrıntılarıyla anlatarak okuru şaşırtan bir genç. Savaşın karanlık yüzünü göstermesi bakımından çarpıcı ve dikkat çekici bir kurguydu.Mümkün Olanın En İyisi; mutluluk ve “iyi hayat” kavramlarını sorguluyor. Gerçekten iyi olan nedir? Yoksa bize sunulan seçenekler arasından en az can yakanı mı seçiyoruz? Kitap, bu sorulara cevap vermiyor belki, ama okurun kendi hayatına dönüp bakmasını sağlıyor. “Annemin dediği gibi: Hayat bazen hikayelerden, filmlerden ve rüyalardan çok daha ilginçtir.” (65) “ Hayatla arana ne kadar mesafe koyarsan şair olma ihtimalin o kadar artar” (69)