Puan vermedi·109 syf.····Okunma: 03 Şubat 2026 00:00 Alexandre Seurat – Sakar, insanı sarsan ve uzun süre etkisinden çıkılamayan bir hikâye anlatıyor. Bir çocuk istismarı vakası üzerinden, bu tür acıların yalnızca bireysel ya da yerel bir sorun olmadığını; dil, din ve coğrafya tanımayan evrensel bir yara olduğunu yüzümüze çarpıyor. Çoğu zaman bu olayları “bizim eksikliğimiz, bizim yaptırımlarımız” çerçevesinde ele alıyoruz. Oysa mesele çok daha derin ve küresel.
Kitap, çocukların aslında açmayı bekleyen birer çiçek olduğunu hatırlatıyor. İhtiyaç duydukları şey karmaşık değil: ilgili ebeveynler, güvenli ve huzurlu bir ortam, iyi bir rehberlik. Bunları sağlamak gerçekten bu kadar zor mu? Eğer bu sorumluluk alınamayacaksa, neden anne-baba olmayı seçilir? Dışarıdan uzanan yardım elleri neden geri çevrilir? Bir annenin bu denli kayıtsız kalabilmesi, insanın içini acıtıyor.
Sakar, savunmasız ve ailesine bağımlı bir çocuğun yaşadığı sessiz işkenceyi anlatırken şu soruyu da ister istemez sorduruyor: Bir insana acı çektirmek bu kadar kolay olmamalı. Bu kitap, sadece bir hikâye değil; vicdanlara yöneltilmiş sert ve evrensel bir çağrı.