Çizimler ve ilk satırlar önce bizi Peygamber Efendimizin yaşadığı coğrafyaya ve o coğrafyanın özelliklerine götürüyor. Develer ,taşlar, kumlar , hayvanların gölgeleneceği hurma ağaçları... Derken koşuşturan bir deve sahneye giriyor. Devenin tozu dumana katarak koşuşturması sadece Peygamber Efendimizin mübarek ellerinin dokunuşu ile son buluyor. Onunla konuşan deve , ona sahibinden yakınıyor. Peygamber efendimiz de daha sonra dönüp ashabına hayvanlara güzel davranılması gerektiğini , hayvanların insanları Allah'ın emaneti olduğunu, onların bakımının güzel yapılması gerektiğini, develerin üzerindeyken sohbet edilmemesi ve onlara yük olunmaması gerektiğini, sütlerin sağarken acıtılmaması gerektiğini , gereksiz yere fazladan yükler yüklenmemesi gerektiğini nasihat ediyor.
Kitabın son sayfasında develere dair genel kültür bilgileri yer alıyor.
Kitabın sayfalarında cümlelerin ingilizceleri de mevcut.