Puan vermedi·214 syf.··
2026 4. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 17:25
YABAN Yakup Kadri Karaosmanoğlu, bu eserinde milli mücadele yıllarında halkın çekmiş olduğu ızdırabın resmini gözler önüne sermiştir. Fecr-i Âti’dendir. Yani onun için “sanat, şahsi ve muhteremdir.” Milli mücadelede Atatürk ve yakın arkadaşlarıyla yer almıştır. Yaban adlı romanı da bu yıllardan çıkmadır. Kişiler: -Celal Paşa oğlu Ahmet Cevdet -Mehmet Ali -Zeynep Kadın -İsmail -Süleyman -Cennet -Aptal Memiş -Bekir Çavuş -Emeti Kadın -Sığırtmaç/ Çoban Hasan Sakarya Savaşı’ndan sonra İstanbul’dan ayrılan Çanakkale Savaşı’nda da sol kolunu kaybetmiş bir subay olan Celâl Paşa oğlu Ahmet Celal, emireri Mehmet Ali’nin “ buralarda bir başına ne yapacaksın gel seni köyüme götüreyim” sözleriyle İç Anadolu’da Porsuk Çayının yakınlarında bulunan ücra bir köyüne yerleşir. Ancak bu köydeki insanlar cahildir ve ülkenin yaşamış olduğu iç karışıklıktan bihaberdir. Milli mücadele ruhları ise yoktur. Ve köylü tarafından bir türlü kabul göremez orada “yaban” olarak kalır. Başlarda Mehmet Ali’ nin evinde annesi Zeynep Kadının himayesinde kalır. Sonradan evde istenilmediğini farkedip Bekir Çavuşun köyden uzak virane evinde kalmaya başlar. Yanına ise karısı Cennet yüzünden deliren Süleyman’ı alır. Fakat Süleyman kalmak istemeyince evde işlerini görmesi için köyden Emeti Kadın Ahmet’in ev işlerini yapar. Bu köyde ne yaparsa yapsın köylü bir türlü Ahmed’i benimsemez. Şu sözlerle ifade eder; Bir çanak suda bir damla zeytinyağı gibiyim. Ne karışıyorum ne de dibe çökebiliyorum.(s:67) Bu köyde yaşanılan savaş zorluklarının içinde bir de Emine’ye duyulan aşk var. Ama Emine için Ahmet bir Yabandır. Bu yüzden Mehmet Ali’nin kardeşi İsmail ile evlenip Ahmet’i kalbinden de yaralıyor. Ve bu eser Ahmet’in günlüğü aslında. Yakup Kadri bu eseri yirminci yüzyılda yazmış ve ben bugün yirmi birinci yüzyılda okuma fırsatı yakalıyorum. Tüylerimin ürperdiğini belirtmek isterim. O dönemde yaşamış olan dedelerimiz ve nenelerimizin neler yaşadığını, ne sınavlar verdiğini, askerlerimizin ne fedakarlıklar yaptığını tüm realist gerçekliğiyle yaşamış oldum. Allah bu devlete bir daha istiklal marşı yazdırmasın diyen Mehmet Akif Ersoy’u yâdediyorum. Eserin dili Osmanlıca ifadelerden oluşuyor günümüz Türkçesine göre belki dili açık değil denebilir. Ama akıcı bir kitap. Karakterler az sayıda ve betimlemelerle göz önünde canlanması daha kolay. Kitap hacmi çok kalın değil. Sürükleyici bir eser olmuş. Keyifli okumalar diliyorum.
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
·
113 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.