Fernando Pessoa’nın heteronimi Bernardo Soares, Lizbon’da sıradan bir muhasebe kâtibi olarak yaşar. Ama onun asıl mesaisi rakamlarla değil, bilinciyledir. Huzursuzluğun Kitabı, modern insanın iç dünyasını belki de en çıplak hâliyle gösteren metinlerden biridir. Bu eser üzerinden bakınca “modern insan neden huzursuz?” sorusu daha net görünür.
1) Aşırı Bilinç, Az Yaşantı
Modern insan, geçmişe göre daha çok düşünüyor ama daha az yaşıyor. Soares’in hayatı neredeyse hareketsizdir; fakat zihni hiç durmaz. Pessoa burada şunu sezdirir:
Huzursuzluk çoğu zaman yaşananlardan değil, düşünülenlerden doğar.
Düşünce, deneyimin yerini aldıkça insan eylemden uzaklaşır ve kendi zihninin yankı odasında sıkışır.
2) Kalabalık İçinde Yalnızlık
Modern şehir hayatı insanı fiziksel olarak kalabalığın içine koyar ama ruhen izole eder. Soares sokakları izler, insanları görür, ofise gider… fakat hiçbir yere ait değildir. Günümüz insanı da sosyal çevre içinde var olur ama içsel bağ kurmakta zorlanır. Huzursuzluk burada, aidiyet eksikliğinden beslenir.
3) Sonsuz Seçenekler, Sürekli Eksiklik Hissi
Modern dünyada imkânlar artmıştır ama bu bolluk huzur getirmez. Pessoa’nın anlatısında sıradan hayatın tekdüzeliği bile bir yükken, günümüz insanında seçenek fazlalığı kararsızlık yaratır. İnsan her seçimin, seçmediği başka bir ihtimali öldürdüğünü bilir. Bu da sürekli bir “başka bir hayat mümkün müydü?” düşüncesi doğurur.
4) Gerçeklikten Kaçış, Hayale Sığınış
Soares için düş kurmak, yaşamaktan daha güvenlidir. Gerçeklik hayal kırıklığı barındırır; hayal ise kontrollü bir alandır. Modern insan da benzer biçimde dizilere, sosyal medyaya, sanal kimliklere sığınır. Bu kaçış huzuru değil, geçici uyuşmayı getirir. Uyuşukluk geçtiğinde huzursuzluk daha güçlü geri döner.
5) Anlam Arayışı ve Boşluk
Modern birey geleneksel inanç ve değer yapılarını büyük ölçüde yitirmiştir. Pessoa’nın metninde Tanrı, kader ya da kesin hakikatler yoktur; yalnızca bilinç vardır. Anlamın hazır gelmediği bir dünyada insan, kendi anlamını kurmak zorundadır. Bu özgürlük aynı zamanda ağır bir yüktür. Huzursuzluk, çoğu zaman anlam boşluğunun yankısıdır.
SonuçHuzursuzluğun Kitabı bize şunu gösterir: Modern insanın huzursuzluğu dış dünyadan çok iç dünyasının ürünüdür. Hızlı hayat, kalabalık şehirler, seçenek bolluğu sadece zemini hazırlar; asıl yangın içeride, durmadan düşünen bilinçtedir.
Pessoa’nın dünyasında huzursuzluk bir hastalık değil, bilincin bedelidir.
Ve belki de modern insanın trajedisi şudur:
Daha çok farkındalık, daha az sükûnet getirir.