Dostoyevski'nin bir başyapıtı olan Karamazov Kardeşler ile geldim bugün. Kitap beni öyle bir dağıttı ki kendimi zor toparladım ve yorumum çok karışık olabilir. Çünkü kendimi ve kitabı nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Öncelikle şu uyarıyı yapayım, daha önce klasik okumayan veya Rus klasiği bilmeyen, klasiklere başlayacak kişiler bu kitap ile başlamasın çünkü ardına bakmadan kaçarlar. Adım adım yol alın size tavsiyem ki temeli kuvvetli olup bu tarz kitapları okumaya hazırlayın kendinizi. Evet gelelim kitabımıza yazarın bol karakteri olan bir eseri ve bu nedenle not alarak okumak daha mantıklı bu şekilde isimler ve olaylar karışmıyor. Baba Karamazov toplam iki evlilik yapar ilkinden Dimitri ikincisinde ise Ivan ve Alyoşa isimli erkek çocukları olur. Babaları sorumsuz, kendini düşünen, şehvet peşinde koşan birisidir. Asla tam olarak çocuklarına babalık bile yapmaz ki oğlunun aşık olduğu kadına bile aşık olur o derece. Dimitri ise bir çok yönden babasına benziyordur. O gibi şehvet düşkünüdür. Hatta nişanlısından para alıp sevdiği kadına gider o derece bir karakteri vardır. İkinci oğlu ise Ivan kendi içinde çelişkiler yaşayan, Tanrı'nın varlığını sorgulayan hastalıklı kişisidir. En küçükleri Alyoşa ise o üç kişinin arasındaki en parlak olanıdır. Kendisini temiz tutmuş dine adamıştır ve rahip olma adayıdır. Ve kitabın en büyük olayı Dimitri ve babası arasında geçer. Babalarının çocuklara bırakacağı bir mirası vardır fakat baba hep kendini düşünür ve oğlunun aşık olduğu kadının peşindedir. O kadın ise Gruşenka'dır. Kendisi zamanından beri yaşadığı bazı olaylar nedeniyle her şeyi ve herkesi alaya alır. Ne istediğini bir türlü karar veremez ne yapacağı asla bilinmez. Tam bir dengesizdir, onun bu hali baba ve oğula yansır aralarında düşmanlık ölümle sonuçlanır. Kurulan mahkemede Dimitri miras ve aşkı için babasını öldürmekten yargılanır. Bu olayda büyük bir payı olan baba Karamazovun gayrimeşru çocuğu olarak anılan kişinin adı da geçer ki yazar onunla yıllardır pusuda bekleyip kusursuza yakın olan cinayeti gözler önüne serer. Bir kişinin yıllardır içinde tutkusu aslı benliği okuruz fakat burada yanan dışı da içi de belli olan Dimitri olur. Dimitri açıkça babasına öfke beslerken babayı asıl vuran uzun zamandır hizmetinde olan, güvenini kazanan kişi olur, darbe beklenmeyen yerden gelir. Bu tüm açıklığı ile bilen Ivan ise hastalığa düşer. Gevreği ortaya çıkarmak ve çıkarmamak arasında alır ki kitap sürecinde tüm karakterler de ben alçak birisiyim vurgusu okuruz bunu yaşadıkları, sahip oldukları karakterle, büyüdükleri ortam ve inaçla birleştirmiştir yazar. Gerçekten okurken çok yoruldum ama değdi!! Ciddi anlamda.