Puan vermedi·335 syf.····Okunma: 07 Şubat 2026 21:30 “herkes için ve hiç kimse için bir kitap”
Kitabın girişinde sizi böyle bir cümle karşılıyor ve kitabın size nasıl davranacağını sorgulama başlıyorsunuz? Kitabı ikinci defa okusamda bu sorunun cevabı halla bulamadım
Neden herkes için ?
Çünkü İnsanın en temel meselelerine dokunuyor ;acı , varoluş … çoğu insan hayatın bir döneminde “ bu dünyanın anlamı var mı ? Neden yaşıyoruz ? “ sorunlarını kendilerine sormuştur. Bu yüzden herkes için bir kitap ,ortak bir soruna dokunuyor
Peki Neden hiç kimse için bir kitap?
Nietzsche burda okuyucun konfor alanı yıkar. Düşünmeye, sorgulamaya iter. Hayatı boyunca hiç hayal kırıklığına uğramamış , yalnız kalmamış birisi Zerdüşt anlamaya uygun kulaklara sahip olabilir mi? Sanmıyorum.Zerdüşt ” Ben bu kulaklara göre ağzı değilim “ sözü boşuna söylenmemiştir. Aynı hisleri paylaşmadığın kimse sizi anlayamaz yani kısaca acıyla yoğrulmuş bir hayatan geçmeyen birisi için , Aforizmalar üstün körü çizilmiş bir resim olarak kalır.
“Tanrı öldü , onu biz öldürdük “
Tanrı öldü derken fiziksel bir ölümden söz etmiyor yada Tanrı yok anlamına da gelmiyor . Sonuçta var olmayan bir şey ölmez. İnsanlar bir karar vermesi gerektiğinde referans aldığı yer belliydi ; tanrı ve din’ idi. İyi nedir ? Kötü nedir ? Hayat nasıl yaşanmalı ? Vs .Gibi soruların cevaplarını dinle temellendiriyordu.
Kitabın yazıldığı dönemin Avrupa’sında kilise gücünü yitirmeye başlamasıyla . Tanrının insanlar üzerindeki etkisi azaldı. Kendi değerlerini yaratsalar bile hayatın anlamı ne ? Gibi sorular cevapsız kalacaktı. Bu sefer de“Hiç bir şeyin anlamı yok“ düşüncesi insanlar üzerinde etkili olacaktı. Nietzsche bunu ön konuşmasında “son insan” olarak tasvir ediyor. son insan risk almayan acıdan kaçan , sürüye uyan kişilerdir Nietzsche “Çoban yok ve bir sürü var!” Diyerek Eleştiriliyor . Nietzsche bence tartışılır ama
“Tanrı öldü” derken. Nihilist Kitleye hitap ediyor .Çünkü Nihilist kitle Üstinsana gitmek için kurulan bir köprü görevi görüyor.
İnsanların bu anlamsızlık boşluğuna düşmememesi için Nietzsche’nin üstinsan kavramıyla orataya çıkıyor. Peki nedir bu üstinsan?
Tanrı yokluğunda büyük boşluğu dolduran kişidir. Kendi değerlerini yaratabilen yaratıcıdır. Hazır ahlak kuralarını sorgular , potansiyelini en yükseğine ulaşmaya çalışan birisidir. üstinsan bir son nokta değildir bitmek tükenmek bilmemez bir süreçtir kendi kendisinin yaratıcı olma arzusudur. Nietzsche Üstinsana ulaşmanın tinin üç dönüşümüyle özetlemiş :
İnsan ilk önce deveye dönüşür. Deve geleneksel ahlakın kuralarını yüklenir. Kendisine dayatılan doğruları sorgulamadan sırtlanır ve kendi yalnızlığına doğru yol alır yani Nietzsche sembolize ettiği gibi “ çöle” yolculuk yapar . Ruhun özgürleşme arzusu deveyi aslan dönüştür . Ona yüklen tüm yükleri yıkar ve kendi değerleri yaratır. Kendine özgürlük alanı açar . Aslanın doğası sadece yıkmaya yok etmeye odaklı olduğu için bu seferde çoçuğa dönüşür. Kendi değerleri kendi yaratabilen , oyun kurabilen , unutabilen varlığa dönüşür.
Her şeyin anlamsız olduğu bir dünyada kendi potansiyelin en yükseğine ulaşmanın , üstinsan olma çabasını ne anlamı var ?
Nietzsche bu soruyu bengi dönüşle temelediriyordu. Bengi dönüş : her anı tekrar tekrar yaşayacağını , hiç bir şey değişmenden yaşayacağı düşüncesindedir. Kaderini sevmek işte burdan geliyor. Bu süreç tekrar tekrar yaşamayı hazırsanız o zaman kendi değerleri yaratmışınızdır demek .
Kitap tüm pasajları hepsi tek tek inceleme yazılabilir düzeyde , hatta kitap demek yetersiz olur. Ama eleştirilecek yerleride var özelikle kadınlar konusunda söylediklerini. Her ne kadar söyledikleri metafor arkasında saklansa bile kadın ruhunu küçük düşürdüğünü düşünüyorum.
Benim kitabı ikinci okuyuşum kitabı , bir kaç ay sonra tekrar okurum büyük ihtimalle her ne kadar not alarak sindire sindire okusamda kaçırdığım bir çok şey olduğu gördüm .Nietzsche hiç tanımayan birisi direk bu kitapta başlayabilir. Özelikle hayatın bir anlamı olmadığını düşünen kitle kesinlikle okuması lazım. İyi okumalar