Puan vermedi·480 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Şubat 2026 01:15 Sinan Akyüz kalemini sevdiğim yazarlardan biri. Çünkü onun kitaplarını okurken asla zorlanmıyorum. Akıcı üslubu sayesinde sayfalar su gibi akıp gidiyor. Her kitabında sanki bir Türk filmi izliyormuşum gibi bir his oluyor içimde… Hem tanıdık, hem gerçek, hem de insanın içine dokunan bir tarafı var.
Fidan Hanım da benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Okurken sadece bir hayat hikâyesine tanıklık etmedim; aynı zamanda insanın kaderle, acıyla ve kayıpla nasıl sınandığını da gördüm.
Fidan Hanım’ın ailesini, yaşadıklarını, hayatın onu defalarca yerle bir edişini okurken bazı yerlerde gerçekten acıdan içim şişti diyebilirim. Hatta birkaç sayfada durup nefes almak zorunda kaldım. Çünkü bazı acılar vardır, insan okurken bile omuzlarına yük gibi çöker.
Bu kitap bana şunu düşündürdü:
İnsanın dayanma gücünün bir sınırı var sanıyoruz ama hayat bazen o sınırı bile aştırıyor.
Ve insan yine de yaşıyor… Kırılarak, eksilerek, sessizce ama devam ederek.
Sinan Akyüz bu kitapta kaybı öyle güzel işlemiş ki, okurken sadece üzülmüyorsunuz; aynı zamanda içinizde bir yerde kendi hayatınızdan parçalar da buluyorsunuz. Çünkü anlatılan şey aslında yalnızca Fidan Hanım’ın hikâyesi değil… Birçok kadının, birçok ailenin susturulmuş hikâyesi gibi.
Bazı bölümlerde şunu hissettim:
“İnsan acıya alışmıyor… Sadece acıyla yaşamayı öğreniyor.”
Ve kitap boyunca en çok içime dokunan şeylerden biri de şuydu:
Fidan Hanım düşse bile tekrar kalkmaya çalışıyordu. Çünkü bazen hayatta güçlü olmak bir seçim değil… Mecburiyet.
Bu kitap bittiğinde içimde bir burukluk kaldı. Çünkü bazı hikâyeler bitince insan rahatlamıyor, tam tersine daha çok düşünüyor. Ve ben bu kitabı kapattığımda şunu söyledim kendi kendime:
“Bazı insanlar bir ömre sığmayacak acıları tek başına taşır.”
Genel olarak Fidan Hanım, okurken kalbime dokunan, zaman zaman içimi acıtan ama bir yandan da insanın sabrını ve dayanma gücünü hatırlatan bir kitaptı. Sinan Akyüz yine bildiğim gibi yazmış; sade, akıcı ama etkisi uzun süre geçmeyen bir şekilde.
Bu kitabı okurken şunu anladım:
Hayat herkese aynı davranmıyor… Ama bazı insanlar acıyı bile zarif taşımayı başarıyor.
Okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Çünkü bu kitap sadece bir roman değil; insanın yüreğine dokunan ağır bir gerçeklik gibi…