8/10
·212 syf.··
2026 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:00
Kısmi sürprizbozan cümleler içerir. 19. sayfadan inceleme yazmaya başlatmak hem unutkanlığıma hem de Selçuk Baran'a yakışırdı bir tek. Fakat kitabı okur okumaz incelemeyi paylaşmayınca da işte kaç gün sonrasına kalıyor. Fakat iyi ki paylaşmadım hemen, inceleme yapan insanların düşüncelerini okudukça evet bundan da bahsetmeliydim deyip tekrardan düzeltiyordum metnimi. Selçuk Baran'ı öyle herkesin sevebileceğine inanmıyorum. Anlattığı konular olsun, anlatma biçimi olsun herkese hitap etmiyor. Sıkıcı gelebilir veya anlatılan karakterde kendinizi bulduğunuz için o kitap hiç bitsin istemezsiniz. Henüz okuduğum ikinci eseri olmasına rağmen beni kendine o kadar bağladı ki keşke şu an yaşasaydı da gidip kendisini görebilseydim. Daha da üzücü olanı, Baran'ın okuyucuya ulaşamadığını düşündüğü için yazmayı bırakmış olması. 1995 yılında Berat Günçıkan bir yazısında, Selçuk Baran’ın sekiz kitabı olmasına rağmen yalnızca iki kitabının olduğunu yazmış. Zaten zor bir dönemden geçiyor kadın neden üzerine daha da gitmiş hiç bilmiyorum ama Baran da bir cevap yazmış: "Lütfen siz de beni biraz daha gölgeye itmeyin... Ben iki kitap yazmadım, sekiz kitap yazdım. Yazı yazmayı son iki yıldır bıraktım. Nedeni de Türk okuyucusuna bir türlü ulaşamamam, bu yüzden de okunamamam. Demek ki ben okuruma yakın olmayı beceremedim, bu yüzden çekilmeye yöneldim." O kadar duygulandım ki bunu okurken. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Güz Gelmeden kitabı yayıncılar tarafından reddedilmiş ve bir daha eser kaleme almamış... AĞLAYACAĞIM. Kitap 3 karakterimizi kendi dünyalarından bakmamızı sağlayacak şekilde 3 bölüm ve buna ek olayların karmaşık hâle geldiği Evlilik ve Gidenler adlı toplam 5 bölüm şeklinde anlatılmış. Seyfi'den başlarsak; bu çocuk Ankara'ya büyük hayallerle geliyor aslında ama hayat onu bir şirketin Ayniyat bürosuna, o güneş görmeyen bodrum katındaki odaya layık görüyor. Sanki ömrü boyunca o bodrumdan çıkamayacakmış gibi hissediyor. Seyfi karakteri beni hem sevindirdi hem sinirlendirdi diyebilirim. Taşradan gelmesine rağmen büyük bir şehirde hayata tutunmaya çalışması, babasını kaybetmesi üzerine okulunu yarım bırakıp annesi için çabalaması ve sonrasında tekrardan okumak için direnmesi olumlu özellikleriydi. Fakat aşkın ne demek olduğunu bilmiyordu. Bir kadına aşık olması için gerekli tek şey kadının ona gülümsemesi falan herhalde. Evlilik meselesini de oldu bittiye getirdi. Tanıdın mı karşındakini yeterince, şüpheli. Aşk veya evlilik gibi işler öyle şak diye olmuyor Seyficiğim ki sonucuna da katlandın. Bir de Nurten var ki, o zaten bambaşka bir etki bıraktı bende.. Başından talihsiz bir evlilik geçmiş, artık sevmeyi sevilmeyi ve ait olma duygusunu pek tekin bulmuyor anladığım kadarıyla. Ailem dediği insanlara aslında ne kadar uzakmış... Değerinin de bilindiğini pek düşünmüyorum zaten. Fakat bilmiyorum, sondaki hareketi affedilmezdi gözümde. Müfit karakterine de bir parantez açmalıyız. Eyvallah çok okumuş etmiş bir adamsın fakat evli birinin kocasını görmezden gelip eşine de bir şeyler hissedemezsin, değil mi? Seyfi hiç yokmuş gibi eşi Nurten'e yaklaşması hiç ama hiç hoşuma gitmedi. Saf, arkadaşı eşiyle iyi anlaşıyor diye seviniyordu. Müfit gibi biri her ne kadar ihtiyaç duyulası bir arkadaş modeli olsa da, benden uzak olsun. Çoğu kişi Müfit'i anlatan bölümü sevmiş olsa da benim için geçmek bilmez satırlardan ibaretti. Çünkü tanımak istediğim bir kişilik değildi, tanıdıktan sonra da düşüncemi değiştirmedi. Evlilik ve Gidenler bölümlerine gelince: Bana göre bu evliliğin yürümemesinin başlıca sebebi, evlilikte yaşı küçük olanın erkek olmasıydı. Seyfi henüz çok toydu, ne aşkı biliyordu ne de hayatın ağırlığının farkındaydı. Ama Nurten ondan hem yaşça hem de deneyim olarak çok çok çok daha olgundu. Sanki anne-çocuk ilişkisi gibi bir hâldeydiler gözümde. Konuya adam akıllı değinmeden (konu anlatımında iyi olduğum söylenemez) karakter analizi yapmak benim de hoşuma gitmiyor fakat yazmak için yazmış bulunuyorum bu satırları, kusura bakmayın. Hepimiz birer bozkır çiçeğiyiz neticesinde; sessiz, narin ve bazen çok çabuk solan...
1000Kitap
Bozkır ÇiçekleriSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 20211,272 okunma
·
92 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.