·202 syf.····Okunma: 08 Şubat 2026 15:21 Çoook uzun zamandır, muhakkak, okumayı planladığım bir kitaptı. Başlığının manasını da hiç araştırmamıştım, okullarda öğretilen bir bilgi de değildir :) ama zaten kitabı açar açmaz bu mana karşıladı beni: "Fahrenheit 451: Kitap kağıdının tutuşup yanma sıcaklığı..."
Günümüzde normal olarak yangın söndürmekle görevli olan itfaiyeciler, bu evrende yangın çıkarmakla, tüm kitapları ve hatta bazen kitap okuyan insanları bile yakmakla görevli. Bunu kavradığımız anda distopyanın içinde buluyoruz kendimizi.
Günümüzde "bazı" toplumlarda yönetimin cahil halk istediğini düşünüyordum. Öyle olsun ki güç sahipleri istediği atları istediği gibi koşturabilsin. Yazarın 1950'lerde benimle aynı fikre sahip olduğunu sanıyorum şimdi. Sayfa 79'da şöyle diyor: "Okumuş adamın hedefinin kim olacağını kim bilebilir?"
Yaşadığımız şu dönemde bile 70-80 yıl öncesinde ortaya atılmış fikirlere katılıyorsak o fikir çağını aşmış demektir (ya da hiçbir şey değişmemiş). Fikirlerin öldürülmeye, yakılıp yıkılmaya çalışıldığı her dönemde bir çeşit direniş gösteren insanların eseridir bu eser.
Konu bakımından yeterli ilgi çekiciliğe sahip bir roman olsa da okuma zevki açısından değişiklik göstereceğini düşünüyorum. Yazarın kitabın sonunda bulunan "Sesli Önsöz" açıklamasında geçen şu cümleleri belki de benim okurken biraz sıkılmamı açıklamaya yardımcı olabilir: "...çok çabuk yazıyordum, çünkü çok dürüst olmak istiyordum. Zihnimdeki şeyleri üzerlerinde düşünmeye zamanım olmadan yazıya dökebilmek için hızlı yazmaya hep inanmışımdır." (belki de ben bu hıza yetişemedim.)