“ophelia…”
10/10
·180 syf.··
2026 4. kitabı
hamlet aslında bir kararsızlık değil. bir klişe. hamlet, dünyaya geç uyanmış ama uyandıktan sonra da hiçbir şeye tahammülü kalmamış bir insan. etrafındaki herkes rol yapıyor, herkes bir şeylerin üstünü örtüyor ve hamlet bunu görüyor. sorun şu, gören insanın eli kolu bağlı. babası öldürülüyor, annesi bir anda başka bir adamla. burada hamlet’in asıl yıkımı babasının ölümü değil, annesinin bu kadar kolay adapte olması. yani yasın bu kadar çabuk bitmesi. hamlet’in kafası tam burada kilitleniyor. ben bu kadar hissederken, siz nasıl bu kadar az hissediyorsunuz. ve bu noktada hamlet delirmiyor, yalnızlaşıyor. yalnızlık da zamanla delilik gibi algılanıyor zaten. olmak ya da olmamak meselesi intihar romantizmi de değil aslında. bu, dünyaya uyum sağlayarak mı yaşayacağım, yoksa kendim olarak kalıp bedel mi ödeyeceğim sorusu. hamlet intikam almak istiyor ama alamıyor. çünkü intikam netlik ister ama hamlet hiçbir zaman net değildi. çok düşünüyor, çok görüyor. sezgileri fazla kuvvetliydi. o yüzden herkes harekete geç diyordu ama kimse onun gördüklerini görmek istemiyordu. ophelia meselesi ise en can yakıcı ve can alıcı yer. hamlet ophelia’yı seviyordu ama onu da bu çürük düzenin bir parçası olarak görüyordu. sevdiği kadını bile koruyamıyordu çünkü kendi zihninde boğulmuş durumdaydı. ophelia’nın delirmesi, hamlet’in sustuğu her şeyin yankısı gibiydi. finalde herkes ölüyor. çünkü bu hikayede iyi kalıp mutlu olma seçeneği yok. hamlet’in doğruları bu dünyaya fazla. fazla dürüst, fazla farkında, fazla derin. bu yüzden hayatta kalamıyor ama temiz kalıyor vs vs. ama bir de benim gözümde hamlet’e bakalım ezik şey her şeyi fark edip yine de hiçbir şey yapmayan entelektüel mağdur. saray entrika dolu, annesi hız rekoru kırarak evlenmiş, babası hayalet olmuş ama hamlet hâlâ “bir düşüneyim” modunda. intikam alacak, evet, ama önce evrene bir monolog borcu var. olmak ya da olmamak dediği şey de felsefe değil, “bu saçmalığa katlanayım mı yoksa ortamdan tamamen mi çıkayım” kararsızlığı. ophelia kısmıysa tam bir facia. hamlet ophelia’yı seviyor ama bunu sevgi gibi değil, zihinsel deney gibi yaşıyor. bir gün gel git yapıyor, bir gün uzak duruyor, bir gün akıl veriyor, ertesi gün küçümsüyor. kızı seviyor ama korumuyor, net değil ama derin, ilgili değil ama dramatik. ophelia da bu duygu karmaşasında aklını kaybediyor, kimse onu tutmuyor, herkes izliyor. ophelia delirdiğinde hamlet hâlâ kendi iç monoloğunda. finalde herkes ölüyor, ophelia çoktan gitmiş oluyor. hamlet yine haklı ama olan ophelia’ya oluyor. ayrıca belirtmeden edemeyeceğim ophelia’nın farkı şu ki hamlet gibi uzun uzun konuşmuyor. kısa söylüyor, az söylüyor ama olan biteni en çıplak haliyle söylüyor. hamlet düşünerek boğuluyor, ophelia susturularak. klasik!
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,5bin okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.