Gönderi

Puan vermedi·198 syf.··
2026 2. kitabı
Çavdar Tarlasında Çocuklar hakkında net bir “sevdim” ya da “sevmedim”demekte zorlanıyorum. Ama sanırım tam da bu yüzden okumaktan kendimi alamadım,öyle ki kitabın nasıl sonuna geldim bilmiyorum . Her kitabın, okuruna illaki bir şey kattığına inanıyorum; bazen bu bir farkındalık olur, bazen bir rahatsızlık hissi. Holden da bana daha çok ikincisini yaşattı. Onu okurken zaman zaman yoruldum, hatta “lanet”kelimesinin tekrarından fazlasıyla sıkıldım ama bu tekrar bile karakterin zihnindeki dağınıklığın, öfkenin ve sabırsızlığın bir parçası gibi duruyordu. Holden’ı sevmek zorunda hissetmedim hatta yer yer itici ve tutarsız buldum. Yine de onu tamamen reddedemedim. Çünkü o dünyayı çözmüş biri değil, dünyaya uyum sağlayamamış, büyümekle barışamamış bir genç. Ve roman, bana kalırsa bir büyüme hikayesinden çok büyümeye karşı duyulan bu isteksizliğin bir itirafı gibi..Yetişkinlerin dünyası Holden’a yapay, acımasız ve samimiyetsiz görünüyor.Bu yüzden çocukluğa tutunuyor. Çavdar tarlasındaki çocukları uçurumdan kurtaran kişi olma hayali, bence bir kahramanlık arzusundan çok kendini de kurtarma isteği. Çünkü Holden en çok kendisinin düşmesinden korkuyor. Holden kaçıyor, durmadan yer değiştiriyor ama aslında hiçbir yere gitmiyor çünkü asıl yüzleşmekten kaçtığı şey, kendi büyümesi. Kitap boyunca anlatılanlar büyük olaylar değil. Kısa yürüyüşler, geçici tanışıklıklar, fazlaca iç monologlar… Ama tam da bu sıradanlık Holden’in zihninin ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor. Sürekli kaçıyor ama nereye gittiğini bilmiyor. İnsanlarla konuşmak istiyor ama konuştuğunda da onlardan uzaklaşıyor. Romanı okurken farkedilen şey Holden’ın yalnızlığının bağırarak değil, sızarak anlatılmasıydı. Kimse onu gerçekten anlamıyor gibi belki de o kimsenin onu anlamasına izin vermiyor. Yine de kız kardeşi Phoebe’ye karşı duyduğu sevgi ona tamamen umutsuz bir yerde olmadığını hissettiriyor. Phoebe Holden‘nun hâlâ saf kalabilen tek bağı gibi. Çavdar Tarlasında Çocuklar, çoğu kişinin takdirinden ziyade bana göre bir ergenlik romanı etiketiyle sınırlandırılmayacak kadar zamansız. Çünkü büyümek, sadece yaşla ilgili bir şey değil. Hepimiz hayatın bir yerinde Holden gibi hissediyoruz yorulmuş, yabancılaşmış, ait olamama ve her şeyin biraz fazla sahte olduğu bir noktada. Bu yüzden Holden’ı sevmek zorunda değilim ama onu anlıyorum ve sanırım kitap da tam olarak bunu istiyor.
Duygu ve Düşünce
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.