HH; sıradan insanların, sıradan hikayelerini günlük dille aktaran 11 öyküden oluşuyor. Benzerini yaşadığımız hissine kapıldığımız bu hikayelerde İbrahim Gül, belirgin finaller vaadetmiyor. Bunun yerine görüntü itibarıyla muğlak bıraktığı ancak gerçekçi yönüyle isabetli yorumlar yapabileceğimiz kurgular sunuyor. Böylelikle "sıradan" tabirine şık bir dokunuş sağlıyor. Bu bakışı beğenmekle beraber arzu ettiğim sayıda başarılı kullanımına rastlayamadım. Yazarın üzerinde durması gereken noktanın, hikayelere serpiştirdigi detaylar olduğunu düşünüyorum. Zira okura belirli finaller vermenin tercih edilmediği bu tarz öykülerde, detaylar yorum gücünü destekleyecek ölçüde olmalıydı. Bu yorumu yapmam, bazı öykülerde bu anlamda kayda değer başarılı örnekler görmemden kaynaklanıyor. Yazmaya değmez, dediğimiz hikayeler vardır. Onları yazmaya karar vermek, önemli bir risktir. HH, bu riski alıyor. Bir ilk kitap... Daha iyisini yapabileceğinin sinyalini veriyor. Ne olur, finali ben düşüneyim, diyenlere tavsiye ederim.