·272 syf.····Okunma: 08 Şubat 2026 22:06 Millet, milliyetçilik, yurtseverlik, vatan, ırk ve ırkçılık. Birbirlerinden ayrı ve bazen de birbirilerine geçerek kullanılagelen kavramlar bütününden kimileri. Kimdir bu Italyanlar, Fransizlar, Almanlar... Peki nereye gitti Luwiler, Gotlar, Medler, Frigler ?
19. Yüzyılın son çeyreğinde Italyanin siyasal birliğini tamamlanmasının ardından massimo D’azeglio'nun sözüyle başlayalım. "İtalya'yı kurduk, sıra şimdi italyanlari yaratmakta."
Tarihi süreç içerisinde milletlerin, ırkların günümüzdeki halleriyle izlerini sürdüğümüzde hemen hepsinin bir noktada belirsizlestigi ve coğrafi yer isimleri ile anıldığı malumdur. Tabii ilahi güclerden kut aldığına inandığınız bir olguya sahip değilseniz. :) 18. Yy öncesinde hanedanlıklar içerisinde çok milletli-dilli topluluklar halinde yaşamakta iken kabaca; dinsel cemaatlerin bakiyesi, hanedan yonetimlerinin değişen dünyada kendilerini bir millete meyletmesi, matbaanın icadı sonrası Latince gibi lingua franca dillerinin 1,5 asır süren doyma süreci sonrasi kapitalist yayıncılığın halk dillerine yönelmesi, roman ve gazete basimlarinin getirdiği eşzamanlilik ile ortak duyguların hayal edilmesi, emperyal devletlerin bunu dünyanın geri kalanina yaymasi, formel eğitim, ortak hafıza, unutulması gereken kimi olaylar ve son nokta. Elimizde hayal edilmis, hemen hepsinin ulvi dayanakları, bir milat tarihi bulunan cemaatler bulduk. Demirelden bi estantene ile bitirelim. Bence kitap diyor ki, "Türk milleti diye bir sey yoktur, Kürt milleti diye bir şey de yoktur.Binaenaleyh millet diye bir şey yoktur, bunlar birtakım hayali cemaatlerdir. Yaratılırlar, kullanilirlar, evrilirler ve bazen de unutulurlar. Selam olsun friglere, gotlara, keltlere, medlere :)