Puan vermedi·336 syf.····Okunma: 09 Şubat 2026 12:14 José Saramago’nun Körlük romanı, sıradan insanların normal hayatları içinde aniden ortaya çıkan ve “beyaz körlük” olarak adlandırılan bulaşıcı bir salgınla her şeyin nasıl altüst olabileceğini anlatır; bu körlük karanlık değil, aksine bembeyazdır ve ışığın içinde kaybolmayı simgeler. İnsanlar bir anda yalnızca görme yetilerini değil, alışkanlıklarını, güven duygularını ve düzenlerini de yitirirken yeni bir yaşam biçimi kurmak zorunda kalır, bu süreçte kimi zaman dayanışmayı kimi zaman ise insanlıktan uzaklaşmayı deneyimlerler. Roman, görme engelli bireylerin yaşadıklarına empatiyle yaklaşmayı sağlarken, görmenin yalnızca fiziksel bir eylem olmadığını da hissettirir. Herkes kör olurken görmeye devam eden tek kadının varlığı ise hikâyenin en çarpıcı yönlerinden biridir; o, hem yol gösterir hem de her şeyi tüm çıplaklığıyla görmenin ağır sorumluluğunu taşır. Saramago’nun kendine özgü akıcı ve etkileyici diliyle örülen Körlük, okura rahatsız edici bir karanlıktan çok, insanı düşünmeye ve dünyaya farklı bir gözle bakmaya davet eden güçlü bir roman deneyimi sunar.