·224 syf.····Okunma: 08 Şubat 2026 19:36 Çok tatlı, çok anlamlı bir kitaptı.
Her bir insanevladı hayatının bir noktasında “keşke”lerle baş başa kalıyor. Keşke şöyle bir hayatım olsaydı, keşke böyle davransaydım, keşke bu meslekten ilerlemeseydim… Okuyan “okumasaydım belki daha çok kazanırdım” der; okumayan da “keşke okusaydım” diye iç geçirir. Liste uzar, dallanır, budaklanır.
Aslında değişen tek şey şartlar değil, bakış açımızdır. İnsan, sahip olmadıklarını büyütürken elindekileri küçültür. Yağmur Mevsimi Pazarı tam da bu noktada durup şunu hatırlatıyor: Herkesin hayatında bir zorluk, bir acı var. Dışarıdan bakıldığında saklanmış, parlatılmış, kusursuz gibi görünebilir ama gerçekte hiçbir hayat yeterince mükemmel değil.
İnsanlar çoğu zaman yaralarını göstermez; nedeni de “düşmanlarım sevinmesin” diyedir :) Bu yüzden başkalarının hayatları bize olduğundan daha kolay, daha sorunsuz görünür.
Dediğim gibi, çok tatlı ve yormayan bir kitaptı.
Dokkaebilerin her birinin ayrı bir komikliği ve karakteri vardı. “Sıradaki dokkaebi acaba nasıl biri, tam olarak ne çalıyor, bizi nasıl karşılayacak?” diye heyecan duydum.
Son sahnelerde ise… Çok güzeldi. Sadece bunu söylüyorum çok güzeldi.
Issha da harika bir kediydi. (Tüm kediler harika.)
Ana karakterin yoldaşının bir hayvan olmasına bayılıyorum. Renk katıyor. Sanki önümdeymiş gibi sevesim geliyor bu minnakları.