Herkese selamlar
Sessiz Hasta kitabınının yazarı: Alex Michaelides ’in kaleminden; Hiddet (The Fury)
Issız bir Yunan adasında geçen hikâye; fırtınayla dış dünyadan kopan bir grup insanın, geçmişte bastırılmış duygularının ve gizli öfkelerinin yavaş yavaş yüzeye çıkışını anlatıyor. Roman, klasik bir “cinayet kim işledi?” kurgusundan çok, anlatılanların ne kadarına güvenilebileceğini sorgulatan psikolojik bir oyun sunuyor.
Hikâyenin merkezinde ünlü ve etkileyici bir kadın olan Lana Farrar yer alıyor. Lana’nın adasına davet edilen kişiler, onun gücünün sadece paradan ya da şöhretten değil; insanları yönlendirme, zayıf noktalarını sezme ve kontrol etme becerisinden geldiğini fark ediyor.
Romanın en dikkat çekici yönü anlatıcı tercihi. Michaelides, okuru bilinçli olarak yönlendiren, zaman zaman samimi görünen ama güveni sürekli test eden bir anlatım kuruyor.
Bu sayede hikâye yalnızca olaylar üzerinden değil, anlatıcının seçtiği kelimeler, vurgular ve sessizlikler üzerinden ilerliyor. Gerçeklik, tek bir noktada sabit durmak yerine anlatıcının bakış açısına göre şekil değiştiriyor.
Final bölümü, ani bir şoktan ziyade okurda yavaş yavaş oluşan bir farkındalık yaratıyor. Olaylardan çok, olayların nasıl anlatıldığı önem kazanıyor. Kitap bittiğinde geriye, kandırılmış olma hissiyle birlikte, bu kandırılmaya isteyerek ortak olunduğu düşüncesi kalıyor.
Bence bu eser, yazarın diğer iki kitabıyla kıyaslandığında daha sade ve daha az sarsıcı bir etki bırakıyor. Kurgu akıcı olsa da gizem ve gerilim dozunun yer yer düşük kalması, bu türü özellikle seven okurlar için beklentiyi tam olarak karşılamayabilir. Merak duygusu diri tutulmaya çalışılsa da gerilim unsurları önceki eserlerdeki kadar derin ve çarpıcı değil. Bu yönüyle kitap, yazarın güçlü atmosferine alışkın olanlar için biraz daha “hafif” bir okuma deneyimi sunuyor.
Kitapla kalın...