·112 syf.····Okunma: 09 Şubat 2026 17:43 Hüseyin Rahmi Gürpınar 'ın ilk eseri olan Şık, yanlış batılılaşma konusunu ele aldığı bir eserdir. Osmanlı Devleti'nin Lale Devrinden başlayarak Batı'nın bir şeylerini almaya hazır bir toplum ortaya çıkmıştır. Doğu Batı çatışması ise Tanzimat döneminden başlayarak eserlere konu olmaya başlamıştır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın bu eseri ise sade bir dille ve konu karşılığı olmadan Doğu Batı temasını ele almıştır. Şatırzade Şöhret Bey adlı karakter ise yanlış batılılaşmanın kişiyi nereye sürüklediğini gözler önüne sermektedir.
Şöhret Bey, güzel olmamasına rağmen şık giyinip kendini güzel ve yakışıklı zanneden, Fransızca konuşan, Avrupai görünmeye çalışan, hayatı gelip geçici yaşayan bir karakteridir. Şöhret Bey sırf metersi Madam Potiş ile daha fazla vakit geçirmek için annesinin inci küpelerini satması, ve daha sonra Madam Potiş 'in yanına gidip gece Avrupalıların yaptığı gibi bir de bir köpek bulup yanlarına gezmek isterler. Drol adını koydukları bir sokak köpeğidir. Bu köpek yüzünden başlarına türlü işler açılır.
Madam Potiş ise tabiri caizse yoldan çıkmış bir kadındır. Şöhret Bey'i çok salak bulur onunla sırf gün geçirmek için berber olur. Köpeğin bile Şöhret Bey'den daha yakışıklı olduğuna inanır.
Eser genel olarak bu iki karakterin üzerinden sürmektedir. Şöhret Bey'in batılılaşma çabası onu hapishaneye kadar sürükler.
Yazar bu eserde Türkçe dilinin özelliklerin ve güzelliklerini bile unutan bir toplumun oluşmasını eleştirir. Aynı zamanda Batı'nın güzel şeylerini almak varken bizlerin kötü özelliklerine odaklanmamızı eleştirmiştir. Batı'nın bilimini, sanatını, felsefesini almak varken neden kıyafeti ve süsünü alıp kendi özelliğimizi kaybediyoruz. Bu durum bence şimdiki Türkiye'nin de üzerinden durulması gerektiği bir sorundur. Bizler geriye baktığımızda doğru düzgün bir geleneğimizin kalmaması aslında hep bu özentiler sonucunda oluşmaktadır. İşte yanlış yaşamaya çalıştığımız hayatlar yüzünden önce kendimizi sonra da yaşadığımız ülkenin kültürünü de kaybediyoruz.