Hüseyin Rahmi’nin ilk romanı , meşrutiyet dönemine denk geldiği için yazar devlet memurluğuna alınıyor (memur olmak istemediği halde) , daha sonra da memursun bu yazarlığı yapma deniliyor kendisine.. Bu Hüseyin Rahmi’nin ilk romanı , görüyoruz ki bazı insanlar gerçekten yazar olmak için yaratılmış. Kitaba geçecek olursak kitabın genel olarak konusu hakkında fikir vermek istemiyorum, herkesin okuması gerekiyor bana kalırsa.. Spoiler olmasın diye , sadece şunu söyleyeceğim, bir insan olmak istediği, dönüşmek istediği şey ne ise , o şeyin ne olduğunu bilecek ona göre dönüşecek ;yoksa durum taklitçilikten ve rezillikten, kepazelikten daha öteye gitmiyor… bence günümüzün problemi de bu bir şey oluyoruz veya olmak istiyoruz da, ne olduğumuzu biz de bilmiyoruz, ne yazık ki dönem değişse de bazı şeyler hep aynı kalıyor… bu bence sadece bir dönem eleştirisi değil aynı zamanda bazı şeylerin hiçbir zaman değişmeyeceğini ,eğer değişecekse de bunun doğru öğrenme ile doğrusunu öğrenme ile araştırmayla olması gerektiğini anlattığını düşünüyorum… ve yine benim kitaptan anladığım ilim ve bilim, gelenek, örf adetlerimiz bunların hepsini bünyemizde eritmeden yani bu bilgilerimiz birbirine karılıp katılmadan ,tam olarak gelişemeyeceğiz. Atalarımız unutmadan, Türkçemizi dışlamadan batının ilmi alınmalı :)